Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Haziran 2017 Cuma
Başkası olma kendin ol!

O gün kapalı tribünden ‘Ahmet dursun, Seba gitsin’ diye bağıranların samimi Beşiktaşlılar olduğundan zerre kadar şüphe etmem ama, cehenneme giden yolların da iyi niyet taşlarıyla döşendiğini de aklımdan çıkarmam.

28 Aralık 2004, Salı Yorum Yaz
A+ A-

O gün kapalıda Süleyman Seba’yı aşağılamaya çalışarak kovarken, kimse aslında bir ‘karşı devrimin’ sözcülüğünü yaptığını düşünmüyordu. Ama sonuçta da ortaya çıktı ki, Seba’nın yerine gelen ‘genç, atak, işini bilen’ yöneticiler kısa sürede Beşiktaş’ı Beşiktaş olmaktan çıkarmak yolunda epey adım atmış oldu. Baksanıza, bu yönetim de belli ki ‘denize düşmüş, Sinan’a sarılıyor.’ Koca Beşiktaş camiası bir adam yetiştirememiş ki, geçen yönetim dönemindeki meşhur ‘pasaport skandalı’nda adı üst sıralarda anılan Sinan Engin yine takımının dibinden ayrılmaz olmuş. Peki nedir bu insanın keramati, üst düzey futbol bilgisi mi? Futbolcu psikolojisi uzmanlığı mı? Nedir? Yanıtını kimse bilmiyor ama herkesin dilinde bir Sinan Engin’dir, gidiyor. Oysa dinlenen telefonlarda konuşulanlar hala kulaklarımızı tırmalıyor... Sinan Engin, aslında Serdar Bilgili’yle başlayan sürecin bir ürünü. Serdar Bilgili ve genç ekibi Beşiktaş’ı ‘sözde büyük kulüp’ yapmaya çalışırken, geçmişten gelen bütün değerleri de yerle bir ettiler. Amaç, takımı Fenerbahçe ya da Galatasaray gibi, hatta onlardan da üstün bir takıma haline getirmekti. Oysa kimse Beşiktaş daha çok şampiyon olduğu için, daha çok taraftarı olduğu için, daha zengin olduğu için Beşiktaşlı değildi. Ama onlar öyle olsun istiyorlardı. Çünkü, o zaman daha çok para kazanılacaktı. Oysa bu takım Beşiktaş’tı. Ötekilere benzemezdi. Değerleri, kavrayışı, hayata bakışı, duruşu bambaşkaydı. Ötekine benzerse ‘ölürdü...’ Evet, Beşiktaş daha az kazanabilirdi, bu Beşiktaşlı için o kadar önemli değildi. Yeter ki, Beşiktaş, Beşiktaş olarak kalsındı. Maya bozulmasın, balık pazarının ruhu, dostluk, arkadaşlık, dayanışma yükselerek sürüp gitsindi. Ligin ikinci yarısı, Beşiktaş tribünlerine o eski güzel günleri geri getirmek, ‘başkası olmadan kendi olmak’ için bir fırsat daha sunacak. Tertemiz bir Beşiktaş, daha namuslu, eşit ve kardeşçe bir hayat için yine o tribünde olacağız... İnanıyorum, ‘biz kazanacağız...’