Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

06 Aralık 2016 Salı
Arkayı sağlam tutmak gerek!

Son maçta hakemin sarı kartları Konyaspor müdafaasını düşürünce Beşiktaş son 15-20 dakikada ‘kanlı canlı’ bir takım gibi göründü. Onun dışında maçın neredeyse 70 dakikasını uyuyarak geçirdik tribünde.

03 Eylül 2006, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Evet, transferin gözde takımı Beşiktaş ama hatırlarsanız önceki yıllarda da Beşiktaş, bu konudaki ‘gözde’ olma konumunu hep muhafaza etmiş bir takımdı. Henüz sezonun başı, umutsuz olmak için hiçbir neden olmamakla birlikte birkaç noktaya dikkat çekmek gerek diye düşünüyorum... Eğer 100. yılda gelen şampiyonluğu iyi analiz edebilirsek o zaman Beşiktaş’ın bugün neye ihtiyacı olduğunu da görürüz. 100. yılın en önemli özelliği, Beşiktaş’ın ‘arkasının sağlam’ olmasıydı. Örneği mahalleden verirsek biraz daha anlaşılır olur sanırım... Eğer, kahvede bir kaç tane sıkı abiniz varsa öteki mahallelerde daha rahat dolaşır, elinizi kolunuzu daha rahat sallarsınız. Çünkü, geride sizi koruyacak sağlam abilerin varlığı cesaretinizi artırır. Beşiktaş’ta böyleydi.. Geride Cordoba, Zago ve Ronaldo’nun korumasında iyi bir müdafaası vardı. Bu müdafaa sadece ‘mahalleyi’ korumuyor topun hücuma çıkmasını da çok iyi yönlendiriyordu. Bu ekip, daha iyileri bulunmadan dağıtıldı. Yeni takımın bence en defolu yeri tam da bu üçlü; kaleci ve onun önündeki ikili. Öncelikle,Beşiktaş’ın ciddi bir kaleci sorunu var. Konya maçında o frikik golünü yiyen Runje, benim için hep tehlikeli biri olarak kalacak. Gökhan Zan, iyi futbolcu ancak ‘çok kırılgan.’ Sık sık sakatlanma riskiyle karşı karşıya. Ona güvenerek müdafaa kurgusu oluşturmak zor. İbrahim Toraman da hem müdafaa bilgisi hem de ‘duygusal olarak’ kırılgan. Maça öylesine kaptırıyor ki kendini, futbolcu olmaktan çok intikam aracına dönüşüyor zaman zaman. Oysa futbolcu, bu durumlarda bir toplu iğne gibi olmalı ve başını hep yorganın üstünde tutmalıdır. Ama aynı futbolcu bir yorgan iğnesi gibi ‘yol almayı’ da bilmelidir. Diyeceğim o ki, bu müdafaayı çekip çevirecek birisi/birileri henüz bulanamamıştır. Bu nedenle Beşiktaş, topu orta sahaya getirmekte zorlanmaktadır. Ve yine bu nedenle Kleberson, gereğinden fazla geride oynamak durumunda kaldığından oyuna ağırlığını koyamamakta, kendini gösterememektedir. Neyse ki, bu kez orta saha, adı sanı olan, omuzları apoletli yakaları bol rozetli Ricardinho ve yumuşak bilekli zeki çocuk Delgado tarafından çekip çevrilecek. Tabii bir de şu var. Benim oyun tarzına hiç ısınamadığım Tigana, özellikle Ricardinho gibi birini oynatmayı becerebilecek mi, işte orada hala endişeliyim.