Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

21 Ocak 2017 Cumartesi
‘Bizim çocuk’ Şifo Mehmet

Ben onu Samsun’dan tanırım......

26 Kasım 2005, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Rasathane Mahallesi’ndeki çiftekahvelere yakın bir yerlerde otururlardı. Hiç karşılıklı top oynamadık, ama o Ladikspor’da ben de 19 Mayıs Kulübü’nde oynarken bir iki hentbol maçında karşı karşıya gelmiştik Samsun’daki kapalıda. Ben 19 Mayıs Lisesi’nde, o ‘sanat’ diye kısaltılan Endüstri Meslek Lisesi’nde okurduk. Hani “Ağzı var dili yok” derler ya, o çocuklardandı. Efendiydi... Sonraları, alemin kısa ömürlü kral futbol dergisi ‘Meşin Yuvarlak’ta onunla ilgili bir şeyler de yazmıştım, “şöyle iyi adamdır, böyle iyi çocuktur” türünden. Hala aynı fikirdeyim, aynı yıllarda yakın mahallelerde büyüdüğümüz o zamanların ‘Bızdık’ı sonraların ‘Şifo’su şimdilerin ‘Memet Hocası’ iyi biridir. Sorumluluk sahibidir... İsviçre maçının ardından yaşanan kepazeliği adam gibi ortaya çıkıp üstlenme cesaretini bir o gösterdi ya, “Helal! Bizim mahallenin Beşiktaşlı çocuğuna da bu yakışırdı” dedim. “Ayıp ettim” dedi, “Sizleri utandırdığım için herkesten özür dilerim” dedi. Peki bitiş düdüğüyle birlikte, “İlk hedefiniz İsviçrelilerdir” diye takımı rakibin üzerine salan Fatih Terim ne yaptı? Çıt yok, kulağının üzerine yattı. Sanki ilk maçın ardından asar keser havalarda konuşup, çoluğu çocuğu dolmuşa veren başkasıymış gibi yaşananların sorumluluğuna dair tek kelime etmedi. Ya, koridora iki eli sopalıyı sokan Davut Dişli. Ondan da çıt yok. Peki Federasyon yöneticileri, onlardan da... Bir ‘Şifo Mehmet’, öyle mi? Adı batasıca gelenek Neden mi böyle? Çünkü bu bize ait bir devlet geleneğidir; “Bizim çocuksa yanlış da yapsa arkasındayız. Çünkü halka sökülürse zincir kopar.” Alın işte, hızlı tren faciası; Bakan koltuktan kıpırdamadı, kıpırdatılamadı. Alın işte, çocuk yuvası rezaleti; hiç bir siyasi oralı olmadığı gibi Bakan daha büyük siyasilerce korundu üstelik. Tiyatrocuları ayağa kaldıran Kültür Bakanı’nın, ayağına kadar getirttiği Sakal-ı Şerif muammasında iki üç imam ve müeezzini yiyerek çıkılmadı mı işin içinden? Ya son kepazelik! Şemdinli’de bir kitapçıyı havaya uçurduktan sonra halk tarafından yakalanan itirafçıyla birlikte olan ve savcının ‘bunlar çete’ diye fezleke hazırladığı askerler neredeyse kahraman ilan edilecekti. Tüm bu yaşadıklarımızın ışığında ‘Şifo Mehmet’in yaptığı daha da anlam kazanmıyor mu? Evet, ‘bizim çocuk’ yanlış yapmış ve yanlışını kabul edip gereğini de yaparak ‘bizim çocuk’ olduğunu cümle aleme göstermiş. Taraftar da yanlış yapar Hafta içinde Rıdvan Akar, Birgün Gazetesi’nde son Antep maçında Kapalı’dan Beşiktaşlı topçulara küfür edenleri eleştiren bir yazı yazdı. Akar’ın büyük bölümüne katıldığım yazısında yanlış bulduğum yerler de yok değildi. Örneğin; yazıyı okuduğumda, sanki benim ve kendisinin de aralarında bulunduğu tüm tribün, futbolculara küfür etmiş gibi okunabilirdi yazı. Çünkü tüm tribün ‘Çarşı’, ‘Çarşı’ da aynı şeyleri düşünüp, aynı tepkileri veren bir grup gibi duruyordu yazıda. Elbette Akar’ın muradının bu olmadığını tahmin edebiliyorum. Onunki yerli yerinde bir uyarı, sıkı bir ‘bizim eleştirimizdi.’ Ama internet sitelerini okuyunca gözlerime inanamadım. İşi Rıdvan Akar’ı tehdide kadar vardıranlar bile vardı Beşiktaşlılar arasında. Bunu yapanlar da yukarıda saydığımız tuhaf siyasal kültürün türevi olan ‘taraftar yanlış yapmaz’a inananlardı elbette. ‘Taraftar yanlış yapar’ hepimiz gibi. Önemli olan yaptığının farkına vardığında ya da uyarıldığında tıpkı ‘Şifo Mehmet’ gibi doğruyu ve gerekeni yapmayı bilmektir.