ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

‘Başka türlü bir şey...’

03.04.2007

Sanırım Beşiktaş’ın bu futboluyla ligin ikincisi olabilmesinin sırrı, ‘düşük yoğunluklu oyun stratejisi’nde yatıyor.

Sanırım Beşiktaş’ın bu futboluyla ligin ikincisi olabilmesinin sırrı, ‘düşük yoğunluklu oyun stratejisi’nde yatıyor. Birbirinden bilgi, beceri ve oyun anlayışı olarak çok uzak futbolculardan oluşmuş/oluşturulmuş Beşiktaş, biraz isteyerek biraz da istemeden oyunu ağırlaştırıyor, ardından bir ara punduna getirip golünü/gollerini atıyor. Bu yıl en az 6-7 maçta bunu yapmayı başardılar. Bu strateji bu maçta da tuttu. Temposu düşük, izleyeni futbolcu kadar yoran bir oyunun ardından Beşiktaş top oynamanın da çok güç olduğu 19 Mayıs Statı’ndan ‘kazasız belasız’ çıktı. Maçın ilk yarısının sonuna doğru Gençler’in devreyi tek farkla kapatmak için can havliyle bindirdiği bir kaç atağı saymazsak dişe dokunur pozisyon vermedi rakibine. Verdiği pozisyonlar da, ‘çizgi halinde yakalanma sendromu’ diye adlandırabileceğimiz memleket futbolunun en kronik hastalığının nüksettiği anlarda geldi. Ben en çok karşı karşıya golü atamayan Burak’ın ilk yarıda rakibi Engin’i ‘bitirme’ harekatına takıldım. Şükür ki, gol gibi Engin’i de sakatlamayı beceremedi. Ama ‘bacak kadar’ Burak’ın rakibe, kendisini sakinleştirmeye çalışan hakeme ve de arkadaşına - ki yanılmıyorsam Ricardinho’ydu- ‘posta koyması’na kim, niye izin veriyor anlayamıyorum. “Galibiyetin ‘tuzsuzu’ olmaz” ya daha iyi bir oyun fena mı olurdu? Evet, galip gelmek insanı sevindiriyor ama böyle bir galibiyetin ardından insan Can Yücel’i anmadan da edemiyor. Ne diyordu baba; “Başka bir türlü bir şey benim istediğim/Ne ağaca benzer ne de buluta...”

0 YORUM