ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Atan kazanacaktı

27.09.2004

Denizli-Ankaragücü maçında iki takım da geriye çabuk dönüp, adam markajları da aksamayınca oyunun az pozisyonlu geçeceği ve duran topların altın değeri kazanacağı belli olmuştu. Timuçin’i kaybeden Horozlar, hücum organizasyonu kurma ve çabuk çıkma açısından önemli bir kayba uğramıştı. Atakların Ersen üzerinden kurulması yüzünden, ondan daha kısa ve hafif Baidoo’nun Ersen’i ortasahada rahat kontrol etmesi de doğaldı.

3-1-5-1 gibi oynayan Denizli’de Serhat, Botha ve Miikka’nın ataklarda Ersen’e yaklaşmak yerine, uzaklaşarak oynamaları ve koridorlarını hiç terketmemeleri yüzünden rakip defansın dengeli yerleşimi neredeyse hiç bozulmadı. Diğer yandan 4-4-2’nin savunma yönünü gayet diri oynayan Ankaragücü’nün, kazandıkları her topu uzun oynadıkları forvetler Birol ve Umut 3 savunmacının baskısı altında top kazanıp, yere indirip, kontrol ederek hücum etmek gibi ağır bir işi kaldıramadılar. Ortasahanın kanatlarındaki Guel ve Gouda bu hücum biçiminde hiç rol üstlenmediler. Top beceresi olan Özgür ve Evren ikilisinin defansın önünde kalmak yerine hücuma destek vermesi, dahası pas üretmek üzere değil, ileriye biraz hücum üretme kimliğiyle gitmeleri gerekiyor. İkinci yarıda Denizlispor’un soldaki Botha’yı içeriye doğru koştururken Mustafa Keçeli’yi boş adam olarak ileriye çıkartması oldukça etkili oldu. Ankaragücü geri düştükten sonra savunmadaki muhafazakar tutumunu terkedip 4-5 oyuncuyu kuvvetli koşularla hücuma gönderip etkili ataklarla silkindi. Denizlispor ve Giray Bulak kadro rotasyonuna rağmen üst düzey bir futbolu koruduğu için hakikaten alkışı hakediyor. Ankaragücü ise bu tip maçlarda geri düşmenin dezavantajıyla yenildi. Ancak küçük rötuşlarla kendinden çok söz ettirecek bir takım haline gelir.
0 YORUM