ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Şu stoper meselesi!

17.07.2007

Biliyorum şu stoper meselesi kabak tadı verdi ama bizim Beşiktaş savunmasına niye kaliteli bir yabancı istediğimiz hala anlaşılamadı.

Biliyorum şu stoper meselesi kabak tadı verdi ama bizim Beşiktaş savunmasına niye kaliteli bir yabancı istediğimiz hala anlaşılamadı. Çünkü çoğunluk ısrarla geçen yıl Beşiktaş’ın yediği ve atamadığı gollere bakıp yorumluyor bu işi ve Beşiktaş defansının eksiği, gediği olmadığını düşünüyor. Bizim eksiğinden bahsettiğimiz oyuncu havada uçanla, karada kaçanın tümünü yakalayabilecek bir Süperman değil! Söylemek istediğimiz en geride kurulması gereken istikrarlı bir düzen ve bu düzeni organize edecek bir lider. Siz üç maçta bir sakatlanan Gökhan Zan, iki maçta bir stoperle sağ bek arasında yeri değişen İbrahim Toraman ve herhangi bir 90 dakikada her an ayağından bir kaza çıkacak diye beklenen Baki ile hangi düzeni kurup, nasıl bir istikrar yakalayacaksınız. Futbolun bugün geldiği noktada geriden oyun kurmanın önemi büyük. Vaktiniz ve olanağınız varsa, alın geçen yılın kasetlerini, seyredin Beşiktaş’ın maçlarını. Gökhan, Baki ve İbrahim Toraman’ın defanstan çıkardığı paslardaki isabet yüzdesine bir bakın. Yüzde 50’si rakibe gidenler... O zaman da nasıl bir takım ekonomisi yapılabilir diye düşünün. Tigana savunmayı kendi çapınca keyfinden 4 stoperden kurmuyordu. Çünkü İbrahim Üzülmez hariç iki klasik savunma bekiyle oynadığında göbeğe güvenmiyordu. Ya da ikinci alternatifi Koray’ı süpürücü olarak en geriye sarkıtıp, demode bir saha parselasyonuna boyun eğiyordu. Beşiktaş, savunmasının stoperli donanımı yüzünden kenarlarını ataklara çıkaramıyor, Ricardinho ve Delgado gibi kısıtlılığı belli oyuncuların boş gösteren arkadaşları olmadığından oyun varlıkları en alt seviyeye iniyordu. Aynı paralelde forvette de kenardan beslendiğinde verim alacak özellikteki Nobre ve Bobo da bu nedenle ızdırap çekiyordu. Bir de Beşiktaş’ın yediği gollerin sayısallığı kimseyi kandırmasın. Runje’nin ligin ikinci yarısındaki performansının, yenmesi gereken kaç golü de önlediği iyi irdelenirse Beşiktaş savunmasının ne çaptaki bir pamuk ipliğine bağlı olduğu da anlaşılır. Ertuğrul Sağlam’ın istediği agresif kimlikli, prese dayalı, tempolu bir takımın, defansıyla forveti arasındaki mesafe 40-45 metre olmak zorunda. Bu noktada tandemi iyi bilen, yönetici vasıflı ve oyun kurmada becerili bir savunmacı o yüzden gerekiyor bu takıma... Bu nitelikte bir transfer gerçekleşirse, bundan en çok kazanç sağlayacak oyuncuların başında da ibrahim Toraman ve Gökhan Zan geliyor.
0 YORUM