ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Sonunu bağlayamadılar

16.05.2005

Konu beklenti ise, her şeye rağmen az da olsa İstanbulspor’du umutlu olan. Geçen haftaki Sakarya galibiyetinden sonra İstanbul dışında bir üç puan daha neden olmasındı... Çizilmiş kaderini bilse de buna rağmen, bu umutla ve buna paralel seyreden iyi niyetleriyle centilmence bir 90 dakika geçirdiler.

Bir savunma oyuncusu standartlarına göre çok klas bir goldü Çağdaş’ınki. Gerek pozisyona giriş, gerekse de vuruş olarak. Bu golün öncesindeki 50 dakika Beşiktaş adına boşa geçmiş bir futbol zamanıydı. Siyah - Beyazlılar’ın umursamazlığını Rıza Hoca’nın geldiğinden bu yana gösterdiği yoğun tepkiler bile dağıtamıyordu. Hele ki Pancu’nun saçma sapan fantazisine dayanamayıp sahaya dalacaktı neredeyse. Beşiktaş’ın yürüyemeyişinde Pancu ve Carew’in miskinliği ile Tümer’in top kayıpları başı çekerken İstanbulspor’un Alex, Cem Can ve Bülent’le dinamikleştirdiği ofansif anlayış Sarı - Siyahlılar’a oyunun da üstünlüğünü taşıyordu. İkinci yarı gollerle başlayınca oyun da hareketlendi. Oyuncu değişiklikleri bu hareketlenmeye katkı da getirdi. İki kale önünde de artan pozisyon zenginliği vardı. Veysel ile Pancu, Beşiktaş, Bülent de İstanbulspor adına çok elverişli pozisyonlardan yararlanamadı. Özellikle bu sonuç İstanbulspor’u tabii ki tatmin etmedi. Rıza Hoca’nın tatminsizliğinde ise gelecek sene dava arkadaşlığı yapacak oyuncuların kötü performansı yatıyordu. Beşiktaş’ın en sevimli yanı, nihayet alt yapıdan yetişen bir gencine, Sezer’e forma şansı vermesiydi. Kalan iki maçta Çalımbay vurdumduymazlığından bıktığı oyuncularının yerine alt yapıdan kaynak aktarmaya devam ederse hiç de fena olmaz.
0 YORUM