ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Kamçılı süvariler

09.11.2004

Şimdi, “İbrahim Üzülmez ile Okan Buruk yoktu da, Beşiktaş 10 kişilik rakibi karşısında sürklase oldu” desem, garip kaçacak... “Ne yani, 30 kişilik Beşiktaş kadrosu, bu iki kişiye mi bağlı” diyenler de çıkacak, “Bu da mazeret mi! Del Bosque işi kaptı. Kimi oynatsa, aynı verimi elde ettiğini belgelemedi mi?” diye karşılıklar da verilecek.

Peki, gerçekte İbrahim ile Okan, müthiş top becerileriyle takımın teknik kapasitesini yükselten oyuncular mı? Yoksa gol yollarındaki üretimleriyle, Beşiktaş’ın olmazsa, olmazları mı? Bu da değilse, vazgeçilmez olmaları niye o zaman? Çünkü onlar kamçı... Hani bu rehavet dedikleri var ya... Onların genetiğinde yok. Halı sahada gazozuna maça koyun, o bildiğiniz çılgın vücut dilleri ile yine karşılaşırsınız. Kimi zaman hata yüzdeleri fazlalaşabilir. Kimi zaman da formsuz olabilirler. Ancak savaşan kimlik kültürlerinden asla ödün vermezler. Geride kalan kariyerlerine rağmen her maçta onları forma kapma yarışında sanırsınız. Onların olduğu yerde miskinlik üreyemez. Bu tarz oyuncular, oynayan arkadaşının da, tribündeki seyircinin de fitilini ateşler. Isıtır sizi... Nabzı yükseltir, adrenalini pompalar. Sahaya çıktığınızda, amacınızla konumunuzun örtüşmediğini hissetseniz dahi, bu oyuncular farkı ile kısa sürede kendinize gelebilirsiniz. Rakibin kalitesi ve konumu ne olursa olsun, artık maçlar onların taşıdığı motivasyon usulü gücün yaygınlaşması ile kazanılıyor. Kamçılı Süvariler’in yoksa, tekniğinin de, forma ağırlığının da pek bir değeri yok. Kibarcık Akın! İbrahim Akın, transparan kumaş gibi... Uzaktan örttüğünü sanıyorsunuz, yaklaşınca bir de bakıyorsunuz ki, içinizi gösteriyor. Bir tutam solaklık ve ona bağlı biraz da estetik bir stil... Sadece o kadar! Tam olarak sanırım 12 maç oynadı. Bir futbolcu, ki yüzdesi en yüksek olanının artık bir maçta topla oynama süresi 4-5 dakika arasında. İbrahim Akın’a en iyimserliğimizle 2 dakika verelim. 25 dakika topla oynamışsa, en az 30 dakikada bu topla oynama pozisyonlarında yerden kalkamamış. O, kafayı değiştirene kadar, bıkıp usanmadan yazacağım. Çünkü potansiyeli var. Ya futbolcu olacak ya da başlamadan bitecek. Kağıt helva gibi... Bu yaşta bu yumuşaklık ve bu güçsüzlükle Türk futbolunda şimdiden ona vaat edilen dorukları ancak rüyasında görür... İkisinden biri Bilbao maçından sonra Konya’daki Beşiktaş sizi şaşırttı ise, o zaman Ankaragücü karşısındaki oyundan sonra Fenerbahçe önünde gördüğünüz Beşiktaş’a da şaşmanız gerekirdi. Eğer Fener karşısında bulduğunuz Beşiktaş’a şaşırmadıysanız, Konya maçındaki görüntüyü de normal karşılamanız gerekir.
0 YORUM