ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Eğlencelik futbol

14.05.2005

Biraz sonra sıralayacağım cümlelerden sonra biliyorum ki, “Senin başarıları görmek ve takdir etmek gibi bir huyun yok” diyecekler. İsmimiz yine ‘bay olumsuz’a çıkacak. Son iki derbide 13 gol atıldı. Kupa Finali’nde Fenerbahçe’nin kaçırdıklarından 3’te 2’si gol olsaydı, bu sayı 20’yi de bulacaktı.

Galatasaray ile Beşiktaş, ezeli rakipleri Fenerbahçe’ye karşı aldıkları tarihi galibiyetlerden sonra çılgınlar gibi sevindiler. Kazanmayı kutlamak güzel de, biraz da bizim futbolun kârda mı yoksa zararda mı olduğuna bakmamız gerekmiyor mu? Bırakalım, taraftarlar kurtlarını döksün, ama biz de şapkayı önümüze koyalım. Üç büyüklerin iki derbisinde 25 net gol pozisyonunun çıktığı bir futbol şeklinin analizini doğru yapmak gerek. Galatasaray’ın 5-1 gibi açık farklı kazandığı bir maçta kalecisinin yıldızlaşmasını da aynı değerlendirme içine almalıyız. Bu takımlarda oynayan yerli oyuncular, ulusal ekibimizin de 4’te 3’ünü temsil ediyor sonuçta. Hatta şu an oynamayanları da dahil, tüm Fenerbahçe savunması Ay - Yıldızlı kadroda. Futbolun zevk yönü tamam da, gerçeği bu değil... Bizdeki, futbolun arsız ve yılışık hali... Yazılımı, kurgulanması olmayan, kendine münhasır bir doğaçlama sanki... Chelsea - Liverpool maçını da dikkatli gözlerle izledik. Olgun ve görgülü bir futbolseveri tatmin edecek kalite düzeyini aşmasına rağmen, topu topu 3-4 pozisyon, hatta yarım sıfırlık bir sonuçla bitti. Çünkü 1.5 saatlik müthiş aksiyon, satranç hüviyetindeki hamleler toplamıyla bütünleşmişti. Sonuca da futbolun en temel gerçeği nokta koydu. Oyunu hücumcular oynar, savunmalar kazanır. Biz ne seyrettik bu derbilerde... Her elini kolunu sallaya sallaya giden, kalecinin burnunun dibine kadar girdi. Nereden vursalar gol oldu, ya da gol olması gerekenler olmadı. Top rakipteyken oynamayı bilmeyen, takım savunmasını hiç önemsemeyen veya çabalasa da beceremeyen bir futbol tarzını, kavramlarını tartışmak yersiz. Ciddiyetini de... Anlaşılan biz sadece eğlencelik boyutu ile avunmaya devam edeceğiz. Kupa Finali’nde yorumcuydu Ersun Yanal... Biz de yorumcuyu yorumlamakta hiç vakit kaybetmedik; “Yahu hiç mi heyecanı yok bunun. Böylesine bir maçı bile buz gibi ifadelerle anlatıyor...” Kazın ayağı öyle değil. Ne yapsın Ersun Yanal? Kritik Yunanistan maçına çok az kala izlediği maçta, bu savunmaları görünce dondu kaldı herhalde.
0 YORUM