ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Galatasaray'ı anlayabilmek!

11.12.2008

Galatasaray´ın bu sezon çizdiği inişli-çıkışlı grafik bundan sonra da sürecektir muhtemelen.

Galatasaray’ın bu sezon çizdiği inişli-çıkışlı grafik bundan sonra da sürecektir muhtemelen. Ama artık bunun eskiye oranla daha yumuşak yaşanacağını, ilerleyen haftalarda da takım oyunu bakımından standardını yükselteceğini düşünüyorum.
Tabii ki olayı kişilere indirgemek yanlış olur. Ancak sözünü ettiğimiz özelliklere de sonuçta bazı futbolcular sahip, tümü değil. Mehmet Topal, Barış Özbek ve Ayhan Akman belki ‘yıldız’ ambalajlı değiller, ama ‘özel’ ve ‘değerli’ oyuncular. Futbolun iki yönünü de becerebilen, mücadeleci, güçlü, inatçı ve ciğerliler.
İçlerinde en dengelisi Mehmet... Ayhan agresif, Barış ise ‘arsız.’ Benzer özellikte görünseler de, yapısal bakımdan yine de farklılıklar gösteriyorlar. Bu da, çeşitlilik ve bütünü tamamlama adına bir takım için olumlu değerler.
Hertha Berlin ve Ankaragücü maçlarında, Galatasaray savunması az adamla yakalanmadı. En büyük zaafı buydu takımın. Orta sahada rakibi karşılayan olmadığında ya da Ayhan tek oynadığında, savunma çaresiz kalıyor ve hata yapma oranı çok yükseliyordu. Şimdi, Haydarpaşa’yı döven azgın lodos dalgalarını dizginleyen mendirek görevini üstlenen Mehmet Topal ve Barış Özbek var. Hertha maçında Ayhan yoktu ama, rakibin mutlak kazanma stresi Galatasaray’ın ekmeğine yağ sürdü. Yani önce oynatmamaya değil de (Fenerbahçe, Sivas, Gençlerbirliği, Eskişehir gibi) oynamaya mahkum ve hevesli takımların (Trabzonspor, Hertha, Benfica, Beşiktaş, Gaziantep gibi) Sarı-Kırmızılılar karşısında kaybetme riski her zaman çok yüksektir.
Ankaragücü maçında ise bir süre üçü de sahadaydı. Yıllık bilmemkaç yüz bin dolar kazanan anlı-şanlı futbol ulemaları buyurdu ki, “Galatasaray bir şey oynamadı, yıldızları 5 dakika silkindi, hepsi o kadar.” Peki, o gol dakikalarına kadar hata yapmayan Ankaragücü, ne oldu da çözülüverdi? Üst düzey konsantrasyonları ve hamle üstünlüklerini ortadan kaldıran nedenler neydi?
İşte o çözülme dakikasına kadar özellikle orta sahadaki yoğun boğuşmayı gözardı ederseniz, olayı ‘5 dakkada Beşiktaş’ basitliğiyle anlar ve maalesef öyle de anlatmaya çalışırsınız. Sadece futbol terimlerini kullanarak sütunları ve ekran sürelerini doldurmak ayrı, doğru teşhis apayrı şeydir. Her şeyi anladığını sanmak ise, en büyük yanılgı!

0 YORUM