ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Galatasaray yalnız değil!

05.02.2009

Geçmişten bugüne Galatasaray, bu sezon ise Gaziantepspor, Beşiktaş, Trabzonspor ve Ankaraspor gibi takımlar göze hoş gelen, hücum ağırlıklı futbol düşüncesini uygulamaya çalışıyor çaplarınca.

Geçmişten bugüne Galatasaray, bu sezon ise Gaziantepspor, Beşiktaş, Trabzonspor ve Ankaraspor gibi takımlar göze hoş gelen, hücum ağırlıklı futbol düşüncesini uygulamaya çalışıyor çaplarınca. Trabzonspor’u bunlardan biraz ayırabiliriz belki. Çünkü Karadeniz temsilcisi gol için ‘genelde’ daha kısa yolu, yani uzun topları tercih ediyor. Diğerleri ise, hızlı ve bol paslı değişik varyasyonları izleme ayrıcalığını sunma eğilimindeler. 
                                                                                                ***
Fenerbahçe, Sivas, Eskişehir gibi takımlar ise, başka bir futbol oynuyor. Bu sağlamcı, oynama yerine önce oynatmamayı yeğleyen anlayışın kazançları da var mutlaka. Ama hep bir şey söylüyorum, Sivas gibi, Eskişehir gibi başarıya aç takımların bu yolu seçmesi anlayışla karşılanabilir belki. Ama Fenerbahçe gibi varlığı ‘şaşaa’ üzerine kurulu kulübün Saracoğlu’nda bile ‘kontratak’ futbolu oynar hale getirilmesi kabul edilebilir mi?
                                                                                                ***
Tabii ki hangisini, niçin beğendiğiniz size kalmış bir şey. Ama bir yandan ‘skor yazarı değiliz, futbolun marka değirini korumalıyız’ diyerek ‘her fırsatta’ kendilerine paye kazandırmaya çalışanların, bir taraftan da ‘işine geldiği zamanlarda’ ‘üstü örtülü’ skor tapınmacılığı yapmasını da içimize sindirmemiz olanaklı değil!
                                                                                                  ***
Sevindirici bir gelişme, Galatasaray’ın yaşadığı uzun süreli sakatlık kabusunun sonunda ‘mükemmeliyetçi vasatlar’ tarafından da görülmeye başlanmasıdır! Sezon başından bu yana, ‘bu kadar sakatlığın üst üste geldiği bir takımda en kariyerli hoca bile bundan iyisini yapamazdı’ dediğim için adımı ‘Skibbe’ci’ye çıkartanlar bile oldu. Şimdi onlar da at gözlüklerini çıkartıp, gerçeği kabul ediyorlar.
                                                                                                    ***
Ülkemizde ne yazık ki, iyi ya da kötü bir şöhretin olduktan sonra sırtın yere gelmez! Ve tabii en önemlisi de aidiyet olayı. Etkili-yetkili bir gruba dahil olabilirsen, ‘yürü ya kulum’ derler adama... Eee, böyle adamlar olunca da, bunlara yer açma adına birilerinin ayağını da kaydırmak gerekiyor! Gerets ve Kalli’nin ardından, Skibbe konusuna da bu gözle bakıyorum ben. Orada yapayalnız, yıpratılmış, hatta geldiği günden bu yana kabul edilmemiş bir yabancı damat var! Bu düzen içinde sezon sonunda kalması olanaklı gözükmüyor! Bu nedenle Adnan Polat’ın, yerli bir hoca düşünülüyorsa, Gaziantep’le sözleşmesi de sona eriyorsa, sisteme uygun Nurullah Sağlam ismini masaya yatırması gerekir, tabii öncelikli alarak Galatasaray’ın çıkarı düşünülüyorsa ve bu kez arkasında ‘gerçekten’ durulacaksa!

0 YORUM