ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Devrim’e var mısınız?

31.05.2006

Galatasaray’ın yeni sezonla birlikte gerçekleştirmesi gereken devrim, ‘rotasyon sistemini’ ısrarla ve ciddiyetle uygulamak olacaktır.

Bu yöntemle, milli maçlar da hesaba katılırsa 4 cephede mücadele verecek Sarı-Kırmızılılar’da kısa vadede ‘omurga’yı oluşturan isimler dinlendirilirken, asıl önemlisi de altyapıdan gelen gençler kendilerini kanıtlama ve tecrübe edinme yolunda yeterli süre alacaktır. Rotasyon sistemi ile özellikle uzun vadede ‘omurga’ya alternatif isimler üretilecek ve bu Galatasaray ruhuna uygun edinimler 10 yılı aşkın bir dönem için hizmet verecektir. Örneğin önem derecesi dikkate alınarak Şampiyonlar Ligi’nde Tomas-Song ikilisi sahaya sürülebilir, ligde Tomas veya Song’a ‘kısa vadede’ dönüşümlü olarak Emre ya da Yalçın, uzun vadede ise Uğur Demirok gibi 17’lik isimler eşlik edebilir. Türkiye Kupası’nın ilk turlarında bu sistemin en uç noktada hayata geçirilmesi düşünülebilir ve geçen sezon ‘bunlar da nereden çıktı’ diyerek garipsediğimiz gençler, bir kaç ağabey desteğinde başrole soyundurulabilir. Bu uygulama, orta saha ve forvet hattında da ısrarla uygulanmalıdır. Geçiş dönemlerinin zorluğu gözönüne alınırsa, işe tüm bir takım yerine, mevkii bazında uygulamayla başlanması akılcı olacaktır. Böylece geçiş döneminde olası sendelemeler en aza indirilecektir. Galatasaray gibi emekle-bilgiyle işlenmiş onlarca genç fidanın fışkırdığı altyapıya sahip bir kulüp için bundan daha iyi izlenebilecek yol olamaz. Altyapıya günlük bakış atmak yerine, ‘taşıma suyla değirmen dönmez, döndürülmeye kalkılırsa da bugünkü borç tablosu ile karşı karşıya kalınır’ düşüncesinden hareketle kalıcı bir sistem gözüyle bakılırsa, gelecek bugünden inşa edilmeye başlanır. Yarın kulübün içinde bulunduğu borç batağından kurtulması durumunda da, bu sistem ısrarla, taviz vermeden uygulanmalıdır. Buna ‘küçülerek büyümek’ diyebiliriz. ‘Büyük kulüpler daima flaş transferler yapmalıdır’ görüşü, bunun öncüsü Fenerbahçe için bile yakın gelecekte anlamını yitirecektir. Çünkü kulüplerin mali yapıları üç aşağı-beş yukarı benzerlik taşımaktadır. Yani hepsinin ayranı ekşidir anlayacağınız. Galatasaray duvara çarpmıştır. Bundan ders almayanların sonu da benzer olacaktır. Bu arada Sarı-Kırmızılı taraftarlar ‘Rakiplerimiz transfer üstüne transfer yapıyor, yapamayan da en azından ortaya öyle isimler atıyor ki... Bizde ise tık yok’ diye hayıflanmasın... Çünkü onlar, Galatasaray’ın bugün sahip olduğu tipteki futbolcu bulabilmek için çırpınıyor. Ama nerede böylesine forma aşkı olan isimler, ara ki bulasın! Cim Bom’un, daha önce de belirttiğim gibi varolan kadrosuna orta saha ve sol kanatta ‘etkili duran top kullanabilme’ özelliğine sahip iki takviye yapması yeterli olacaktır, tabii Türkiye için... Avrupa Fatihi için Edirne ötesinde ise uzun sayılabilecek bir suskunluk döneminin ardından ön elemeyi geçerek Şampiyonlar Ligi’ne katılmak ilk hedef olmalıdır. Gruptan çıkmak ise, bu yılki şampiyonluk gibi büyük ikramiye olur!
0 YORUM