Utanç tablosu!

Türkiye, büyük umutlarla gittiği Azerbaycan'daki Dünya Boks Şampiyonası'ndan hüsranla döndü. 2012 Londra Oyunları'na vize hesapları yapan Milli Takımımız, 10 sıklette mücadele ettiği turnuvada bırakın madalya kazanmayı çeyrek finali bile göremedi.

06 Ekim 2011, Perşembe 02:30
- A +

Dünya Şampiyonası’na, mücadele edeceğimiz 10 sıklette de olimpiyat vizesi almaya giden ve en az 4 madalya kazanmayı hedefleyen Boks Milli Takımımız, bırakın madalyayı çeyrek finale bile kalamadı.

Eyüp Gözgeç: Türk halkından özür diliyorum

Federasyon Başkanı Eyüp Gözgeç’in Dünya Şampiyonası öncesi Ankara’da yapılan basın toplantısında, “Başbakana sözümüz var. 2012 Londra Olimpiyatları’na 10 boksörle gideceğiz” sözü gerçekleşmedi. Gözgeç, “Ben hayatımda böyle bir şey ne gördüm, ne işittim, ne de yaşadım. Hakem hataları vardı, ama bunlar mazeret değil. Türkiye’ye dönünce çok kesin radikal kararlar alacağız. Sonradan ağlamanın yerine, baştan ağlamalıydık. Çok üzgünüm. Tüm Türk halkından ve söz verdiğimiz tüm büyüklerimizden özür diliyorum. Şu an Azerbaycan’da yöneticilerimizle bu olayın nedenlerini araştırıyoruz. Antrenör ve sporcularla ilgili çok katı kararlar alacağımızı düşünüyorum” ifadesini kullandı.

‘Teknik kadroyu değiştereceğim’

Azerbaycan’a gelmeden önce Erzurum’da ve Ankara’da çok iyi bir hazırlık dönemi geçirdiklerini, şampiyonadan 16 gün önce de Bakü’ye gelerek tekrar kampa girdiklerini anımsatan Gözgeç, “Şaka gibi ama ikinci turda elendik. Büyük ümitlerle Bakü’ye gelmiştik. En az 7-8 boksörümüzle olimpiyat vizesi alabileceğimizi tahmin ediyorduk ancak, maalesef olmadı. ‘Sıfır’ çekeceğimizi aklımın ucundan bile geçirmemiştim. Ben bu takımdan çok fazla umutluydum. Şampiyonaya çok da iyi başlamıştık. Yenilginin ardına sığınmak istemiyorum ancak inanılmaz şanssızlıklar yaşadık. Biz 9 Ekim’e kadar burada kalacağız ama sporcuları yarın bilet bulabilirsek hemen Türkiye’ye göndereceğiz. Teknik kadroyu ise kesinlikle değiştireceğim” şeklinde konuştu.

Sadece Önder Şipal 3. tura çıktı

Bu arada Bakü’de düzenlenen Dünya Boks Şampiyonası’na 10 boksörle katılan Türkiye’de sadece Önder Şipal
3. tura yükselebilmişti. 5 boksörümüz 2. turda, 4 boksörümüz ise ilk maçların da elenmişti.

Mini Yorum

Boksta kimlik bunalımıdır

2008 Pekin’den sonra erkekler bokstaki tek kayda değer başarımız Ankara’da yapılan Avrupa Şampiyonası’nda Fatih Keleş’in kazandığı altın madalyaydı. Final yapan bir diğer boksörümüz Adem Kılıççı ise gümüşte kalmıştı. Tüm amatör branşlarda ev sahibi ülkelerin madalya almasının bir gelenek olduğundan yola çıkarsak, Haziran ayında kürsüye çıkan iki sporcumuzun ekim ayındaki Dünya Şampiyonası’nda neden ilk turda elendiği daha iyi anlaşılır. Boksta artık çok küçük nüanslar kazananı belirliyor. Burada da hakem faktörü devreye giriyor. Boksta hiçbir branşta olmadığı kadar hakemlerin etkisi yüksektir. Ev sahibi olursanız hakemler aleyhinize daha az hata yapar, misafirseniz de canınız yanar. Bu meselenin bir yanı. Diğer boyutu ise; Türk boksu, Sinan Şamil Sam’ın Dünya Şampiyonluğu ile Atagün Yalçınkaya’nın olimpiyat ikinciliği dışında son 20 yılda zaten kayıptı. Bir sistemi, ekolü yoktu. Bugün de yok. Yeni federasyon Kübalı antrenörleri getirerek boksa bir kimlik kazandırmaya çalıştı. Ancak bunu yaparken de olimpiyat tecrübesi yaşayan Türk antrenörler tamamen sürecin dışında bırakılmamalıydı. Son olarak, Pekin’den sonra boksta yaşanan iktidar kavgalarının da bugünkü tabloda önemli bir rolü olduğunu hatırlatmakta fayda var. Ankara’da havalanan kelebeğin kanat çırpıntısı, Bakü’de fırtınaya dönüştü. Meselenin özü budur.

Hamit Turhan

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;