Antalyaspor'un forveti Souleymane Doukara'nın başarı öyküsü

15 gole direkt katkı yaparak geçen sezonun flaş isimlerinden biri olan Antalyaspor'un forveti Souleymane Doukara’nın hikayesine çok şaşıracaksınız... Geceler boyunca reyon düzenleyen Senegalli’nin hayalinde bir gün futbolcu olmak vardı. Süpermarketten, Süper Lig’e uzanan bir başarı öyküsü sizlerle...

28 Temmuz 2018, Cumartesi 19:51
- A +

Antalyaspor’un adeta kabus yaşadığı geçen sezonda unutulmaz bir kahramanı vardı: Souleymane Doukara... 26 yaşındaki forvet devre arasında Osmanlıspor’dan geldiği Akdeniz ekibinde muhteşem performans gösterdi, golleriyle Kırmızı-Beyazlılar’ı sırtladı.

İlk kez oynadığı Süper Lig’i 8 gol, 7 asist gibi başarılı bir istatistikle kapatan Doukara’nın yalnızca güçlü fiziğine karşın süratine değil hikayesine de şaşıracaksınız... Hollanda’da FANATiK sordu, Senegal’li yanıtladı:


‘7 kardeşin en ufağı’

“1950’li yıllarda ailem Fransa’ya göç etti. Ablam ve 5 erkek kardeşim daha var. Ben en küçükleriyim. Babam havalimanında teknisyen olarak çalışıyor. 5-6 yaşına kadar her çocuk gibi ben de evde top oynadım. Abilerimin futbola olan ilgisi beni de çekti. Sokakta belki de sabahtan akşama kadar futbol oynardım. İlk tanışmam bu şekilde oldu.”


‘Futbolcu olmasaydım’

“Futbola amatör olarak da olsa başladığım yaş 11’di. 14-15 yaşlarımda yaşadığım semt Chatillon’da oynamaya başladım... Tabii futbola aşık bir çocuk olunca okuldan kopuyorsunuz. Lise 1’e kadar okuyabildim. Futbola başlamadan önce ise çalışan biriydim. Oturduğumuz yere yakın bir Süpermarkette gece reyonların düzenlenmesini yapıyordum. Yani eğer futbolcu olmasaydım, aslında yapabileceğim işler vardı. Ancak ben hayalimin peşinden gittim.”


‘Anelka bana yol gösterdi’

“İdolüm ise her zaman Anelka’ydı... O da benim gibi sıfırdan gelip hayata tutunanlardan bir tanesiydi. Birçok zorluğu aşıp başarılı bir kariyere sahip oldu. Yani benim için her zaman iyi bir örnekti. Futbola başladığım dönemlerde attığı golleri, oyun felsefesi ve oyun tarzını benimsiyordum.”


‘Leeds United okul gibiydi’

“Sonrasında Leeds’e transfer oldum. Çok ama çok güzel 3 yıl geçirdim orada. Eğlendim, çalıştım. Orada bir çok şey öğrendim; İngilizce dil dahil. Sezonda 42 maç oynanan bir lig sonuçta. Başedebilmek kolay değil. Nitekim profesyonelliği ve yoğun tempoyu orada öğrendim. Önemli bir tecrübe kazandırdı bana İngiltere’deki 3 yılım.”


‘Referanslarım Aatif ve Demba Ba’

“Leeds United’dan sonra ise bir değişiklik gerekti benim için. Türkiye’de arkadaşlarım var. Aatif ve Demba Ba ile arkadaşım. Onlarla irtibata geçtim. Süper Lig’e çok iyi oyuncular geliyordu. Avrupa medyasında da hep iyi şeyler okudum. Buraya gelmeye karar verdim. Geldiğim için herhangi bir pişmanlık duymuyorum aksine çok doğru karar aldığımı düşünüyorum.”


‘İki farklı tecrübe’

“Osmanlı ve Antalya iki çok farklı tecrübe oldu benim için. Osmanlıspor’da istediğimiz sonuçları alamadık. Ligin ikinci yarısında Antalya’da yaptığım şeyleri yapmak zorundaydım. Çünkü takımı ligde tutmak zorundaydık. Takım arkadaşlarımla beraber fedakarlıklar yaparak bunu başardık. Üzerimizde hep bir baskı vardı. Bu baskı da beni çok olumlu motive etti. Nitekim bu da sonuçlara yansıdı.”



‘Süper Lig’de rahat hissediyorum’

​“Her sene kendi seviyesinin üstüne çıkan bir futbol liginden bahsediyoruz. Kendimi çok rahat hissettiğim bir lig. Özellikle Fransız kökenli futbolcuların çoğunluğundan dolayı kendimi çok rahat hissediyorum. Bence her sene geçtikçe dünya medyasında daha çok yer alan bir lig ve dünya futbolu için birçok oyuncunun keşfedilmesi gereken bir lig.”


‘Antalya harika bir şehir’

“Antalya muhteşem bir yer. Aynı ülkeme benzetiyorum. O yüzden alışmakta hiç zorlanmadım. Denizi, güneşi, iklimi... Her şeyi çok güzel. Ankara’da da çok güzel arkadaşlar edindim, hatta izin günlerimde zaman zaman Ankara’ya da giderim.”


‘Hak ettiği yere getireceğiz’

“Osmanlıspor’da çok iyi oyuncularla oynadım ve çok iyi bir tecrübeydi benim için. Ancak bazen doku uyuşmazlığı oluyor ve ben de sanırım öyle bir uyumsuzluk yaşadım. Bu yüzden Antalyaspor’a transferim gerçekleşti. Yarım sezon doku uyuşmazlığından sonra. Antalya’da çok iyi karşılandım. Fransızlar, Brezilyalı ve Türklerden oluşan bir takım ambiyansı gördüm. Bu güzel ambiyans sonucunda benim de attığım gollerle, takımı ligde tutmayı başardık. Antalyaspor’daki hedeflerim için söyleyeceğim sözler, yapacağım katkılarla Antalyaspor’u ligde hak ettiği yere getirmektir.”


‘Dizi ve film izlemeyi seviyorum’

“Evde dinlenip farklı dizi ve filmleri izlemeyi seviyorum. Amerikan dizileri, aksiyon filmleri ve polisiye filmlerini izlemeyi seviyorum.”


‘Sahada tansiyonu yükseltmiyorum’

“Futbol sahalarına kadınlar, çocuklar ve toplumun her kesimi geldiği için herhangi bir tansiyonu yükseltecek harekette bulunmamaya özen gösteriyorum. Özel hayatımda da aynı davranışlarda bulunmaya çalışıyorum.”


‘Türkiye’nin farkı taraftar’

“Yabancı oyuncuların Türkiye’yi tercih etmesiyle Süper Lig’in geliştiğini görüyoruz. Aynı zamanda gittiğim statlar çok güzel. En önemlisi de tutku. Burada taraftarlar gerçekten çılgınca takımlarını destekliyorlar. Özellikle bir forvet için bu çok önemli. Attığınız golden sonra taraftarla kucaklaşmak paha biçilemez bir şey.”


‘Yıldızlarla rekabete hazırım’

“Dünya çapında forvetlerle rekabet halindeyim Türkiye’de. Antalyaspor’la her maça çıktığımda gol atmak, asist yapmak için elimden geleni yaptım. Çünkü bir yandan da dünyaca ünlü forvetlerle rekabet halindeydim. Yeni sezonda da bu rekabet için hazırım. Daha fazlasını yapmaya çalışacağım.”


‘En zorlayan Pepe’

“Beni en zorlayan isim için hiç düşünmeme gerek yok: Pepe... Ona karşı oynamak gerçekten çok zor. Ona karşı oynayacak olmak maça çıkmadan önce bir motivasyon kaynağı tabii saha içinde öyle olmuyor. İki eşit futbolcunun karşılaşması olarak değerlendirebilirsiniz bunu.”


Ömer Necati Albayrak

YORUM YAZ

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;