Fanatik yazarlarının Galatasaray - Yeni Malatyaspor maçı yorumları

Süper Lig'in 33. haftasında Yeni Malatyaspor'u ağırlayan Galatasaray, rakibini 2-0 mağlup ederek son haftaya lider girdi ve şampiyonluk yolunda tüm kozları elinde topladı. Türk Telekom Stadyumu'ndaki 90 dakikayı ise, Fanatik'in usta yazarları sizler için yorumladı.

13 Mayıs 2018, Pazar 08:33 Son Güncelleme: 13 Mayıs 2018, Pazar 08:34
- A +
Sakın şaşırmayın! (Mehmet Demirkol)

Sakın şaşırmayın! (Mehmet Demirkol)

Sezon başında Avrupa’dan utandırıcı bir şekilde elenmiş, sezon içinde hem başkanını hem teknik direktörünü sancılı bir şekilde değiştirmiş bir kulubün son haftaya, beraberlik halinde şampiyon olma garantisiyle girmesinin başka bir örneği var mı acaba? Bu kadar da değil.

Hem giden hem gelen başkanı, Aziz Yıldırım gibi bir güçlü figür değilken oldu bu. Onu geçtim Fikret Orman ya da Ali Ağaoğlu gibi hemen akla gelen, bilinen isimler de değil. Böyle bir şey, sadece Galatasaray’da olursa çok şaşırmamak gerekir...

Terim de gelince... (Mehmet Demirkol)

Terim de gelince... (Mehmet Demirkol)

Kültürü, geleneği, genetiği buna uygundur. Eksik olan güçlü figür Fatih Terim’in işin içine girişi, onun milli takımda aldığı derin yaraları sessiz sedasız iyileştirmesi yetti. Eğer Göztepe’ye yenilmezse 11. sezonunda 7. şampiyonluğunu kazanacak. Bu kolay kolay heryerde, her kulüpte olmaz.

Gecenin sorusu (Mehmet Demirkol)

Gecenin sorusu (Mehmet Demirkol)

Terim’in 10 sezonda, Aziz Yıldırım’ın 20 sezonda 6 şampiyonluğu var. Terim öne geçmek için büyük avantaj sağladı. Bakalım kim öne geçecek? Ya da geçecek mi?

Maçın starı (Mehmet Demirkol)

Maçın starı (Mehmet Demirkol)

Rodrigues. Kendine güveni zirvede. Gösterdiği değişim benzersiz. Bu oyunda Terim’in ondan istediklerini çok iyi anladı. Eğer 20 yaşında bu birliktelik şansını bulsaydı, başka seviyede olurdu. Eğer 28 yaşında bu şansı bulmasa seneye yok olurdu.

Maçın olayı (Mehmet Demirkol)

Maçın olayı (Mehmet Demirkol)

Sprint... Galatasaray set oyunu oynayamıyor. Deplasmandaki eziyetin sebebi bu. Kapılan toplarla kaleye sprint atarak, rakibi çözmeye çalıştılar.. Ve Aslan, evinde hep başarılı oldu. 4 kişiyle kaleye koşunca savunulması zor bir ekip oluyorlar. Rakipler bunu biliyor ama çözemiyor.

Kısa mesaj (Mehmet Demirkol)

Kısa mesaj (Mehmet Demirkol)

Tek bir maç. Terim’in kendi kendisini tedavi sürecinden yeni bir efsane çıkarmak için sadece 1 puana ihtiyacı var.

Rodrigues şov (Ali Ece)

Rodrigues şov (Ali Ece)

Galatasaray, şampiyon olmak isteyen her takımın yapması gerekeni yaptı: İç sahada taraftarından aldığı enerjiyi gole çevirerek başladı. %99 oranda Rodrigues’in patlayıcı dripling maharetlerinin eseri olarak boş kaleye iki gol attı.

Sadece Fatih Terim değil, aklı başında her teknik direktör, en çok boş kaleye atılan gollerden mutlu olur. Çünkü boş kaleye gol atmak demek rakibin kolektif açıdan hiçbir çaresinin kalmaması demek.

Rakibinden daha güçlü bir takımın hocası gol atınca takımını geriye çekmez, frene bastırmaz. İlk yarıda Sarı-Kırmızılılar 2-0’dan sonra bu açıdan da futbolun doğrusunu sahaya yansıtarak skor 0-0’mış gibi ofansif oynamaya devam etti.

Fatih Terim 2. yarıda daha fazla golün gelmemesinden memnun olmasa da o gollerin haftaya İzmir’de resmi şampiyonluğu getirmesini tercih edecektir.

Gecenin sorusu (Ali Ece)

Gecenin sorusu (Ali Ece)

Erken goller Türkiye liginde şampiyonluğun bug’ı değil mi? Bunu en iyi bilenlerin başında GS armasıyla 800. maçına çıkan Fatih Terim gelmiyor mu?

Maçın starı (Ali Ece)

Maçın starı (Ali Ece)

Rodrigues zaten arı gibi hızlı ve etkili dripling yapabilen bir oyuncuydu. Tudor’un takıma kazandırdığı Rodrigues’i Terim sürekli bal yapan arıya dönüştürdü.

Maçın olayı (Ali Ece)

Maçın olayı (Ali Ece)

Galatasaray taraftarının ironik “Taraftarız biz, çekeriz cefa, Aziz Yıldırım Başkan bizi bırakma tezahüratı.

Kısa mesaj (Ali Ece)

Kısa mesaj (Ali Ece)

Teknik adam su gibi olmalı, girdiği şişenin şeklini almalı.

Galatasaray zoru kolaylaştırıyor (Metin Tükenmez)

Galatasaray zoru kolaylaştırıyor (Metin Tükenmez)

Şampiyonluğa oynayan takımlar için sonlara yaklaşıldıkça maçların zorlaşacağı hep söylenegelir. Ama bir takım var ki, maçlar zorlaştıkçe oyunu kolay çözüp sonucu alıyor. Fatih Terim geldikten sonra sürekli üstüne koyan, sona yaklaştıkça en zor maçları en kolay şekilde kazanan takımdan söz ediyorum, yani Galatasaray'dan.

İki hafta önceki Beşiktaş maçı kendi evinde oynanmasına karşın favori Beşiktaş gösteriliyordu. Rodriguez'in önderliğinde favori rakip çok kolay geçildi.

Yeni Malatyaspor karşılaşması ise yine Rodriguez'in müthiş çabukluğu ile daha 15, dakikada bitti neredeyse. Ataklar çabuk ve zamanında yapıldığı anda en üst düzeydeki maçlarda bile halı saha golleri atılabiliyor.

Rodriguez topu kazandıktan sonra öylesine hızlı hareket ediyor ki rakip savunmanın toparlanması için bırakın zamanı bir an bile kalmıyor. Galatasaray topu kazandığı anda Rodriguez ve Nagatomo ile adeta siprint atark oyuna çıkıyor.

Çoğu takım böyle durumlarda önce topu garantiye alıp, yan ya da geri paslarla rakibe geriye dönme şansı veriyor. Galatasaray, rakibin en zayıf olduğu anların topun el değiştirdiği durumlar olduğunu biliyor. O durumları iyi değerlendirmek takımın genel oyun felsefesini oluştururken, felsefenin oyuna yansımasının öncülüğünü de Rodriguez yapıyor.

Evet, ilk 15 dakikada biten bir karşılaşmanın geriye kalanı herhangi bir olumsuzluk, sakatlık yaşanmaması için planlanan bir oyun anlayışı şeklinde geçti. Ne Galatasaray aşırı bir istek içerisine girdi ne de konuk ekip onları zorlayacak hamleler yapabildi.

Henüz 30. saniyede kazanılan bir golden sonra Galatasaray'a diş geçirmenin zorluğunu maç boyunca hissetti Malatyaspor. Galatasaray'ın savunmada herhangi bir sıkıntı yaşamaması, maç boyunca kalesinde tek bir tehlike yaşamaması da, ilk dakikada atılan iki gol ile ilintilidir.

Erken atılan gollerden sonra kazanılan bir karşılaşmadan sonra tüm Galatasaraylıların aklı son haftaki Göztepe maçına kaymış gibiydi.

Kendi sahasında oynadığı 17 maçın 16'sını kazanıp, Fenerbahçe derbisini beraberlikle bitirmiş, çok büyük bölümünü de iyi oynayarak kazanmış Galatasaray'a, dün akşam kutlama maçı olarak stadı dolduran taraftarlarının önünde sorun çıkartmak hiç de kolay değildi.

 Galatasaray bu maçı kazanacaktı ama bu denli kolay bir karşılaşmayı da kimse beklemiyordu.

Adım adım hedefe (Metin Karabaş)

Adım adım hedefe (Metin Karabaş)

Maça çok hızlı başlayan Galatasaray birinci dakikada golü buldu. Rodrigues, Malatya savunmasının hatasından yararlanarak topu kaptı. Hızla ileri çıkan yıldız oyuncu ceza sahasında arka direkteki Belhanda’yı gördü. Belhanda bekletmeden vurdu ve top ağlara gitti: 1-0.

Erken golle rahatlayan Sarı- Kırmızılılar oyunun kontrolünü de ele geçirdi. 12. dakikada Belhanda orta alanda topu kaptı ve Rodrigues’e oynadı. Yaklaşık 30 metre top süren Rodrigues ceza sahasında boş durumdaki Gomis’i gördü.

Gomis iyi bitirdi ve fark ikiye çıktı: 2-0. Yeni Malatya bu golden sonra oyundan tamamen düştü. Savunması adeta dağılan konuk takım pozisyon vermeye devam etti.

İlk yarıda özelklikle Belhanda ve Rodrigues’in hem savunmada hem de hücumda etkili oynaması Cim Bom’un istediği skora kolay ulaşmasındaki en büyük etken oldu. Galatasaray daha ilk yarısını daha farklı kapatabileceği maçta soyunma odasına 2-0 önde gitti.

Tempoyu düşürdü (Metin Karabaş)

Tempoyu düşürdü (Metin Karabaş)

Galatasaray ikinci yarıda tempoyu düşürdü. Orta alanda top yapmayı tercih eden Sarı-Kırmızılılar rakibini de bu bölge de tuttu. Yeni Malatya daha istekli görünse de uyguladıkları pres sonuç vermedi.

Rakibinin savunmasını hemen hemen orta alana kadar çeken Galatasaray savunmanın arkasına sarkmaya denedi. Son bölümde Malatya ilk yarıdaki görüntüsüne döndü. Erol Bulut’un takımı oyunu geride kabul etti.

İlk yarıda çok etkili olan ve golleri bulan ikinci devrede ise tempoyu düşürüp kontrolü elinde tutun Galatasaray sahadan 2-0 üstün ayrıldı. Bu galibiyet sonrası şampiyonluk için Galatasaray’a, Göztepe deplasmanında sadece bir puan yetecek.