Fanatik yazarlarının Galatasaray - Antalyaspor maçı yorumları

Süper Lig'in 21. haftasında oynanan Galatasaray - Antalyaspor mücadelesi, ev sahibinin 3-0'lık galibiyetiyle sonuçlandı. Fanatik'in usta yazarları da, 90 dakikayı kendilerine has tarzlarıyla yorumladı.

13 Şubat 2018, Salı 09:18
- A +
Tekçiler kralı Gomis (Ali Ece)

Tekçiler kralı Gomis (Ali Ece)

Pozisyon net değil, Rodrigues her zamanki ful aksiyon tarzıyla zorluyor. Seken topta ise Gomis her zamanki kadar net! Gomis’e altyapıda öğrettikleri gibi: Düzeltmeye, pozisyon gereği değilse plase kasmaya hiç gerek yok.

İlk öğretmeninin Gomis’e öğrettiği çok net: Bir santrforun yaptığı en iyi vuruş, gol olan vuruştur. İkinci gol, ilkinin kalite olarak bir üst modeli: Rodrigues, bu kez sadece hızıyla zorlamakla kalmadı, dripling klasını da sonuna kadar sergiledi.

 Gomis yine en doğru zamanda en doğru pozisyonda en doğru vuruşu yaptı. Türk takımlarının altyapılarında çalışan hocalar, santrfor adaylarına bu Gomis tek vuruşlarını ders niteliğinde defalarca izlettirmeli, çalıştırmalı.

3. gol öncesi Belhanda’nın pası da ders niteliğinde. Fatih Terim, Faslı yeteneği tam kıvamında takıma yeniden monte etti. Maç erkenden bitti.

Gecenin sorusu (Ali Ece)

Gecenin sorusu (Ali Ece)

Eto’o gittikten sonra, “Eto’o’ya ihtiyacımız yok demek, hangi futbol vizyonunun ürünüdür?

Maçın starı (Ali Ece)

Maçın starı (Ali Ece)

Gomis ve Rodrigues, işi yarım saatte bitirdiler. Birinin tek vuruşlarının diğerinin driplinglerinin tadına doyum olmadı.

Maçın olayı (Ali Ece)

Maçın olayı (Ali Ece)

Terim’in, Mariano yerine Linnes’i oynatması. Bir süre Belhanda’nın da kesik yediğini hesaba katarsak herkes için forma aslanın ağzında.

Kısa mesaj (Ali Ece)

Kısa mesaj (Ali Ece)

Galatasaray, Fatih hocayla iç sahada daha da iyi, aynı seviye yükselişini deplasmanlara da taşımaları gerekiyor.

38’lik Aslan!  (Serkan Akcan)

38’lik Aslan! (Serkan Akcan)

Galatasaray için bir pas takımı demek ne kadar doğru bilmem ama ligde geçiş oyununu en iyi oynayan takım olduklarına şüphe yok. Kendi seyircileri önünde coşkulu bir başlangıç sonrası ilk golü set hücumundan buldular.

Sonrası topa sahip olunca oyuna hükmedeceğini düşünen Hamza hoca adına hayli trajikti. Galatasaray sahasına geldikleri her pozisyonda kolay top kayıplarıyla kendi kalelerine kadar geri koşmak zorunda kaldılar.

Nitekim Galatasaray, harika iki ‘geçiş golü’ daha atarak 38’de maçı bitirdi. 40’ta Hamzaoğlu’nun sol bek ve forvet arkasını çıkarıp iki forvet sokmasıyla oyunun rengi değişti. Kalan 50 dakikada az pozisyonlu sıkışık bir oyun izledik.

Sahadaki 22 futbolcu içinde en iştahlısı Gomis’ti. İkinci golünü Rodrigues’in harika asistiyle atmış olabilir ama ilk golde ekmeğini taştan çıkardı.

Gomis açık ara Türkiye’nin en iyi santrforu. Marsilya’da Rudi Garcia ve eski takım arkadaşları kafalarını taşlara vuruyor.

Gecenin sorusu (Serkan Akcan)

Gecenin sorusu (Serkan Akcan)

Galatasaray evinde en fazla puan (31) toplayan takım. Ama ilk 5 içinde en kötü deplasman performansı (13) yine onlarda.

Son 6 deplasmanın 5’ini kaybettiler. Şampiyonluk için evde aslan olmak yeter mi?

Maçın starı (Serkan Akcan)

Maçın starı (Serkan Akcan)

Rodrigues ilk yarı harika iş çıkardı. Gomis’in attığı iki golün mimarıydı. Ama maçın yıldızı Gomis’ti. Vücut koordinasyonu, sezgisi, vuruş kalitesi, enerjisi ve devamlılığıyla A kalite bir santrfor.  Sadece maçın değil Türkiye Ligi’nin en iyisi.

Maçın olayı (Serkan Akcan)

Maçın olayı (Serkan Akcan)

38’de 3. Galatasaray golü geldikten sonra Hamza hoca sol beki Musa ile Danilo’yu çıkarıp santrfor Emre ile sağ açık Jevtoviç’i alarak oyunu dengeledi. Kalan 50 dakikayı 0-0 bitirmesini bu  değişime borçlu.

Kısa mesaj (Serkan Akcan)

Kısa mesaj (Serkan Akcan)

Antalyaspor ‘bir futbol kulübü nasıl batar’ adlı filmi izletiyor. Eto’o bir proje transferdi, tuttu. Nasri fiyaskosunun bedeli ağır olacağa benziyor.

Yönetim değişti, 3. hoca takımın başında ve Antalyaspor için tehlike kapıda.

Belhanda’ya kırmızı gereksiz  (Deniz Çoban)

Belhanda’ya kırmızı gereksiz (Deniz Çoban)

82’de Linnes’in ortasında Jevtovic topu ceza sahası içinde eliyle oynadı. Top uzaktan geliyordu ve Jevtovic’in elini kaçıracak kadar vakti vardı. Buna rağmen elini kaçırmadı. Bu net bir penaltı idi.

90’da Nagatomo’nun ortasında Celustka’nın eline temas eden topun, bir önceki pozisyondan farkı yoktu. Burada da bir penaltı kararı verilmeliydi. Belhanda - Hakan gerginliğinde Belhanda kırmızı kartı gördü.

Belhanda’nın yaptıkları maç sırasında ekrana yansıyanlardan ibaretse, kırmızı kartın gereksiz olduğunu söyleyebilirim. Barış Şimşek kalitesinde bir hakemin o krizi kırmızı kartsız çözmesi beklenirdi.

Rodrigues ve Gomis’in gecesi (Hakan Can)

Rodrigues ve Gomis’in gecesi (Hakan Can)

Fernando gelince Galatasaray’ın orta sahada nasıl dizileceği aşağı yukarı belli oldu. Fernando, Selçuk ve Belhanda... Selçuk savunmayı iyi yapan bir futbolcu olduğu gibi topu çok iyi kullanan bir silah. Belhanda’yı ise ayrı bir yere koyabiliriz.

Çok klas, ayrıca driplingle de adam eksiltebiliyor. Bu üçlü kanatları da çalıştırır, stoperlerini nefes aldırır, gol atar, attırır. Fatih hocanın çok özel bir gerekçe olmadığı taktirde bu üçlüyle oynamayacağını düşünüyorum.

Oyun olarak ortada geçen devre 3 farkla bitti. Çünkü Fatih hoca Tudor’un kulübeye mahkum ettiği Rodrigues’i takımın bankosu yaptı. Genç futbolcu devamlılığı artırıp, özgüvenini yükselttikçe tabelanın değişimine önemli katkı veriyor.

60 metre dripling yapıp 3 Antalyasporlu oyuncu arasından verdiği gol pası Gomis’in golü kadar güzeldi.

Serdar Aziz de kesin olarak Denayer’den daha güven veren bir stoper. Mariano’nun yerine oynayan Linnes’in bir stardardı var elbet ama ikinci yarıda çizgiyle indiği pozisyonda bomboş durumda bekleyen 2 oyuncuya gol pasını verebilmeliydi. Mariano bir sınıf yukarıda. İkinci kaleci de artık Carroso...

Gecenin sorusu (Hakan Can)

Gecenin sorusu (Hakan Can)

Neden Belhanda? Geçen hafta emre’ye sormuştum, bu hafta Belhanda’ya! 90+3, 3-0 galipsin. orta sahada girdiğin bir ikili mücadelede kafa kafaya itiştiğin için doğru bir sarı kart görüyorsun?

Neden Belhanda? Geçen hafta emre’ye sormuştum, bu hafta Belhanda’ya! 90+3, 3-0 galipsin. orta sahada girdiğin bir ikili mücadelede kafa kafaya itiştiğin için doğru bir sarı kart görüyorsun?

Ne hakla! Size milyonlarca euroyu egonuzu tatmin etmeniz için mi veriyorlar?

Maçın starı (Hakan Can)

Maçın starı (Hakan Can)

Gomis: Her hücresiyle golü istiyor. İyi pozisyon alıyor. Çevre kontrolü çok iyi. İlk golü harikaydı. İkinci gol daha kolaydı ama onda da gol vuruşu birinci sınıftı. Direkten dönen bir de şutu var. maçın erken bitmesini sağlayan Gomis en az 25 golü bulacak gibi...

Maçın olayı (Hakan Can)

Maçın olayı (Hakan Can)

Belhanda’nın kırmızı kart görmesine sebep olan ikinci sarıyı görmedim. Yanlış olabilir. Ama ikinci sarıdan sonra gülerek çıktığını gördüm. kırmızıdan sonra güleceğine, ilk sarı karttan önce Hakan’la muhatap olmamak tüm sorunları başlamadan çözerdi.

Kısa mesaj (Hakan Can)

Kısa mesaj (Hakan Can)

Galatasaray'ın maç kaybetme hakkı ve kredisi var, ancak oyuncuların kolay karta davetiye çıkartıp, kolay kart görerek takım arkadaşlarını yalnız, Fatih hocayı alternatifsiz bırakma hakkı yok.

Kusursuz lider  (Metin Karabaş)

Kusursuz lider (Metin Karabaş)

Kupa’daki Konya galibiyeti ile moral bulan Galatasaray, liderlik maçında Antalyaspor’u konuk etti. Mariano’yu keserek Linnes’e formayı veren Fatih Terim, gecenin sürprizini yaptı.

Baskıyla boğdular

Baskıyla boğdular

Galatasaray beklendiği gibi oyuna baskılı başladı. Orta alanda uyguladığı sıkı presle, rakibine oynama fırsatı vermeyen Aslan golü de erken buldu. 14. dakikada Rodrigues’in şutu defansa çarpı Gomis’in önüne düştü. Gomis, ceza sahası içerisinde sert vurdu ve golü yaptı: 1-0.

Altı dakika sonra aynı ikili yine iş başındaydı. 20’de Rodrigues orta alanda kaptığı topu 25 metre sürdü ve ceza sahasındaki Gomis’e oynadı. Yıldız oyuncu bir kez daha sert vurdu ve fark ikiye çıktı: 2-0. Cim Bom bu golle de durmadı, 38’de Feghouli skoru 3-0’a getirdi. Devreye bu skorla gidildi.

Tempoyu düşürdüler

Tempoyu düşürdüler

İkinci yarı Glatasaray tempoyu düşürdü. Antalyaspor daha fazla gol arasa da etkili gelmeyi başaramadı. Konuk takım topu son noktaya taşıyamadı. Terim’in takımı ise topu ayağında tutup, dinlenmeyi tercih etti.

İlk yarıda skor avantajını yakalayan Galatasaray’da; Rodrigues, Gomis ve Belhanda oynadıkları futbolla takımlarına büyük katkı yaptı. Zirveyi ele geçirmek için ayağına gelen fırsatı geri çevirmeyen Fatih Terim’in takımı, kusursuz bir futbolla rakibini 3-0 mağlup etti.