Fanatik yazarlarının Fenerbahçe - Bursaspor maçı yorumları

Süper Lig'in 32. haftasında Bursaspor'un ağırlayan Fenerbahçe rakibini 2-1 mağlup etti. Fanatik'in usta yazarladı da, heyecan dolu mücadeleyi enine boyuna değerlendirdi.

07 Mayıs 2018, Pazartesi 07:25
- A +
Valbuena girdi oyun değişti (Erman Özgür)

Valbuena girdi oyun değişti (Erman Özgür)

Giuliano’nun hareketli oyununa eşlik edecek Alper, Soldado ve Aatif gibi oyuncular, etkisiz kalınca Fenerbahçe kısır bir ilk yarı oynadı. Hasan Ali’nin bindirmeleri olmasa, Bursaspor ceza sahasına girmekte dahi zorlanacaktı. İkinci yarıda Valbuena’nın girişi ile Fenerbahçe’nin oyunu işlemeye başladı.

Ancak Bursaspor, altyapısından yetiştirdiği Furkan ile harika bir gol bulup, oyun olarak Fenerbahçe’nin temposuna karşılık verince tadından yenmez bir maç ortaya çıktı.

Valbuena’nın oyuna girdikten sonra forvet hattındaki tüm arkadaşlarını pozisyona sokması, Aykut Kocaman’ın arka arkaya Janssen, Fernandao hamleleri ve Fırat Aydunus’un Titi’ye gösterdiği kırmızı kart, Fenerbahçe’nin geri dönüşündeki ayrıntılardı.

Bana göre, şampiyonluk potasına en yakın olduğu son 3 haftada Fenerbahçe’nin bir parça saha içerisinde baskı hissettiği de görüldü. Buna rağmen ikinci yarıda maçı kazanmak için gösterdiği çaba galibiyet serisinin altı maça yükselmesini sağladı.

Gecenin sorusu (Erman Özgür)

Gecenin sorusu (Erman Özgür)

Son 2 haftada Fenerbahçe, Galatasaray ile olan genel averajını düzeltebilir mi? Fenerbahçe, Karabük deplasmanından farklı bir skorla dönmek istiyorsa Valbuena’nın oynaması gerekli.

Maçın starı (Erman Özgür)

Maçın starı (Erman Özgür)

Hasan Ali yaptığı bindirmelerin yanısıra her gittiğinde verdiği ilk paslar ve ortalarla takımının en iyisiydi.

Maçın olayı (Erman Özgür)

Maçın olayı (Erman Özgür)

Hafta arasında yaşadıkları ekonomik problemlere rağmen Mustafa Er yönetimindeki Bursaspor’un, Fenerbahçe’ye karşı oynadığı futbol, takdiri hak etti.

Kısa mesaj (Erman Özgür)

Kısa mesaj (Erman Özgür)

Fırat Aydınus maçın genelinde iyi bir yönetim gösterirken, Titi’ye yapılan faulü görmeyip, sonrasında aynı oyuncuyu atarak büyük bir hata yaptı.

İlk yarılar neden çöpe atılır? (Serkan Akcan)

İlk yarılar neden çöpe atılır? (Serkan Akcan)

Sanırım Kasımpaşa maçının bitiminde yazdığım cümleyle yazıya başlamak en doğrusu. ‘Janssen dönmüşken Fenerbahçe’nin 62. dakikadan sonraki oyunu sürdürülebilir hale getirilemez mi?’ diye sormuştum. Aykut hocanın cevabı yine aynı oldu; ‘Önce fizik, sonra yetenek.’

Aykut Kocaman’ın kendince doğruları var ve buna saygı duyulması gerektiğini defalarca dile getirmiş biri olarak yazıyorum. Güçlü bir ‘Kadıköy oyunu’ inşaa edememenin sebebi Aykut hocanın doğru gördüğü bazı tercihler aslında.

Bursa’ya karşı sezonun en kritik maçına bu kadar üretemeyen bir oyuncu grubuyla başlamak, Valbuena ve Janssen’i sadece acil durumda sahaya sürmek gibi tercihlerden bahsediyorum. Bu sadece dünün meselesi değil. Bursa maçının da ilk 45 dakikası çöpe gitti.

İkinci yarıda Valbuena’dan sonra Fenerbahçe’nin hücum düzeni değişti. Ama Janssen’in girmesi için golün yenmesi mi gerekti? Her şeye rağmen Bursaspor maç boyunca önemli bir direnç koydu sahaya.

Gecenin sorusu (Serkan Akcan)

Gecenin sorusu (Serkan Akcan)

Fenerbahçe’nin bu sezon oynadığı birçok maç hatırlıyoruz, ilk yarılarını çöpe attığı. Bu bir kural mı?

Maçın starı (Serkan Akcan)

Maçın starı (Serkan Akcan)

Titi harika bir maç çıkardı. Bursaspor adına direncin simgesiydi. 60’da Giuliano’nun hızlı hücumunda topu öyle bir kesti ki; savunmacılara ders olarak okutulur. 83’te tartışmalı bir kartla atılsa da sahanın en iyisiydi.

Maçın olayı (Serkan Akcan)

Maçın olayı (Serkan Akcan)

Maalesef bizim futbola bakış açımız sorunlu. Sow’un kendi kalesine attığı gol maçtan fazla konuşuldu, daha da konuşulacak. Kimse de empati yapayım demez.

Kısa mesaj (Serkan Akcan)

Kısa mesaj (Serkan Akcan)

Fenerbahçe kalan iki maçını da kazanırsa Şampiyonlar Ligi’ni garantileyecek. Bunun için 34. hafta sonunda İBFK’yi 3’lü değil 2’li averajda yakalaması şart. Zira GS, İBFK, FB’li 3’lü averajda Başakşehir üstün.

Titi atıldıysa ,Aatif da atılmalı (Deniz Çoban)

Titi atıldıysa ,Aatif da atılmalı (Deniz Çoban)

17’de Aatif, Barış’ın dizine kazaen bastı. Kötü niyetli değildi. Hareketin yoğunluğu ve şiddeti limitteydi ama kırmızı kart çıksa kimse, “Bu nasıl kırmızı? diyemezdi.

Son UEFA yorumlarında ‘Limitte’ olan pozisyonlarda “Sarıyı tercih edin uyarısını da dikkate aldığımda, sarı kart yeterliydi diyebilirim. 34’te kaleci Volkan’ın Yusuf’a faulünü hakem atladı. Faulü çalsa kartın rengi sarıya daha yakındı. Çünkü topun yönü taç çizgisine doğruydu.

3. tekrarda gördüm (Deniz Çoban)

3. tekrarda gördüm (Deniz Çoban)

52’de Titi’nin sol diziyle Josef’in kalçasına bir darbesi var. Hakem elle itmeye veya ayakla yapılacak müdehaleye yoğunlaştığından bu darbeyi göremiyor. Ben de 3. tekrardan sonra bu teması görebildim. Görüntülere göre Fenerbahçe lehine penaltı kararı vermeliydi. 83’te Titi’nin hareketinde iyi niyet unsurundan bahsedemezsiniz.

Fakat harekette çok fazla acımasızlık ve sertlik de yok. Aydınus, tercihini kırmızdan yana kullandı. Saygı duymak gerekir ancak Aatif’ın pozisyonunda devam kararından sonra burada kırmızı kartın çıkması tutarsızlık oldu.

Şampiyonluğa KOCAMAN adım! (Mehmet Ali Sabuncu)

Şampiyonluğa KOCAMAN adım! (Mehmet Ali Sabuncu)

Başakşehir’in puan kaybetmesiyle Fenerbahçe için bu maç sıra atlama durumuna geldi. Hafta içinde ekonomik zorluklardan dolayı idmana çıkmayan Bursaspor ise Kadıköy’e sıkıntılı geldi. Alper ile maça başlayan Aykut hoca iyileşen Dirar’ı riske etmeyip kadroya almadı.

3’te Batalla’nın kullandığı serbest vuruşta kale önünde Sow’dan önce Neustadter araya girip maçın ilk atağını bitirdi. 17’de Sarı-Lacivertliler gole çok yaklaştı, kale önünde Aatif’ın soldan gönderdiği topa Soldado dokunamadı. 28’de Hasan Ali sağdan ortaladı, Giuliano iyi yükseldi ama kafa vuruşu isabetsizdi.

Kadıköy kahroldu (Mehmet Ali Sabuncu)

Kadıköy kahroldu (Mehmet Ali Sabuncu)

Bir dakika sonra Batalla’nın şutu etkisizdi. 34’te kaleden açılarak Yusuf’un ayağından topu çalan Volkan alkış aldı ve ağır kalan defansına kaptan fırçasını attı! 38’de Topal’ın kaleye gönderdiği topu çizgi üstünden Ertuğrul çıkardı. Devre bitimine kadar Bursaspor kapandı, Fenerbahçe atamadı, ilk yarı golsüz kapandı.

İkinci yarıya Aykut hoca, Valbuena hamlesi ile başladı. 50’de Valbuena ile başlayan atakta Soldado ve Aatif’ın kale önündeki şutları gol olmadı, Kadıköy kahroldu!

Belki de yılın golü (Mehmet Ali Sabuncu)

Belki de yılın golü (Mehmet Ali Sabuncu)

65’te Şener kaçırdı, taraftarlar kaçan gollerden sonra ıslıklamaya başladı. 69’da Fenerbahçe defansı kötü yakalandı, Batalla ile başlayan atakta Furkan müthiş vurdu, Volkan’ın yapacak bir şeyi yoktu: 0-1. 71’de Sow’un ters kafa vuruşu kalecisi Harun’u avladı, durum yeniden eşitlendi: 1-1.

78’de Topal çerçeveyi bulamadı. 90. dakikada Hasan Ali soldan ortaladı, Fernandao, belki de yılın golünü eski takımına attı, maçı da kazandırdı, takımı tekrar şampiyonluk havasına soktu.

Zor maçı kazanmanın anlamı...  (Metin Tükenmez)

Zor maçı kazanmanın anlamı... (Metin Tükenmez)

Fenerbahçe bu sezon oynadığı maçaların belki de en zorunu kazandı. Maçın zorluğu, artık ligin bitimine çok az bir zaman kalması ve kaybedilecek bir karşılaşmanın telafisinin olmamasında.

Özellikle maçın ikinci yarısındaki olağanüstü mücadeleye karşın Fenerbahçe'li futbolcuların kendilerini taraftarlarına beğendirememesi ve bir de bu koşullarda rakibin Furkan ile attığı kusursuz bir gol ile geriye düşülmesi... Futbolcuda bir insan sonuçta ve bu koşullar altında psikolojik iniş çıkışlar yaşamamak kolay değil.

Hem Volkan Demirel hem de Hasan Ali Kaldırım'ın maçtan sonra yaptıkları konuşmalardan anlaşılıyordu futbolcuların yaşadıkları sıkınıtlar. Hasan Ali Kaldırım kesinlikle maçın adamıydı. Ligimizde bu denli yararlı oynayan ikinci bir bek yok!

Kuşkusuz iyi bekler var ama Hasan gibi hep oyunun içinde olan, takımın hücum uygulamalarına hareket kazandırıp sonuç alıcı eylemlerde bulunan bek az.

Aatif ile Hasan'ın uyumu ve atakları yaratıcı bir konuma getirmeleri Fenerbahçe'nin en önemli gücüydü dünkü maçta. Bursaspor beklenmedik bir mücadele örneği ortaya koyduğu için bu ikilinin etkisi çok daha üretken olmadı. Başka bir rakip karşısında daha fazla sonuç alıcı değerler üretebilirler. Volkan Demirel kusursuz bir gol yedi.

Golün kusursuzluğu, Furkan'ın vuruşunda ve kalecinin topu beklememesinde, biraz da Volkan'ın önde yakalanmasında... Ancak Volkan'dan söz açılmışken Yusuf Erdoğan'a faul yaptığını, Bursaspor'lu futbolcunun kendisini geçtiği anda boş kaleye yöneleceğini bilmesi gerekir.

Fırat Aydınus ve yardımcısının herkes gibi pozisyonu izlemesi maçın ilginç anlarından biriydi.

Alper Potuk hepimizin iyi futbolcu olmak konusunda bel bağladığımız oyunculardan biriydi. Ancak haftalar ve yıllar geçtikçe Alper'in Fenerbahçe'nin beklentilerine yanıt verecek bir aşamaya gelemdiği biraz daha ortaya çıkıyor. Ham yeteneği ile oynuyor. Yeteneği oyun bilgisiyle örtüşerek gelişmeliydi ama olmuyor!

İlk yarıda bir şut denemesi yaptı, bir pozisyonda ise topu kontrol edebilse Fenerbahçe çok iyi bir atak başlatabilecekti. Ancak Alper'in temelindeki eksiklikler doğal ve ham yeteneğini kullanmasına izin vermiyor.

Bu durumda çok doğal olarav Valbuena aranılıyor. Fransız oyuncu da oyuna sonradan girince topla becerisini konuşturarak izleyenlere hoş anlar yaşatıyor.

Bursaspor'un üç futbolcusu sakatlandı. İlkinde Aatif bilmeden rakibinin yerdeki bir durumda bacağına bastı. İkincisinde ise Mehmet Topal Kembo'nun sol bacağını alt adalesine diziyle kaza ile vurdu. Bursaspor'un hocası Mustafa Er belki de bu yüzden Sow ve Batalla'ya uzun süre tahammül etmek zorunda kaldı.

Futbol bu iki oyuncuyu bırakmış kanımca! Bursaspor'un yapması gereken takımda Furkan gibi oyuncuların sayısını artırmaktır...