Abdürrahim Albayrak geçmiş anılarını anlattı

Galatasaray'ın eski yöneticilerinden Abdürrahim Albayrak, TRTSPOR'da yayınlanan Basın Tribünü programında geçmiş anılarını anlattı.

05 Aralık 2017, Salı 06:00
- A +

Galatasaray'ın eski yöneticilerinden Abdürrahim Albayrak, TRTSPOR'da yayınlanan Basın Tribünü programında geçmiş anılarını anlattı.

Özellikle Mircea Lucescu ile başarılı oldukları dönemde perke arkasında birçok olayın yaşandığını savunan Albayrak, Sergen Yalçın'la olan anısını da anlattı.

Sergen'in çok yetenekli olduğunu ancak zaman zaman Lucescu'yu zorladığını dile getiren eski yönetici, bir gün yaşananları şu sözlerle aktardı:

Bir gün telefonum çaldı. Arayan Lucescu. 'Abdürrahim Sergen problem Sergen problem problem problem' diyor. Dedim ne oldu, sordum telefonda tercümana..."

Meğerse Sergen hava şartlarından dolayı idmana gidemeyeceğini söylüyormuş. Yerde de bir dolu kar var, hava çok kötü o gün İstanbul'da..."

E benim de futbol şubesi sorumlusu olarak futbolcuları antrenmana, idmana dahil etmem lazım. Kaldırdım telefonu, aradım hemen Sergen'i..."

Dedim, Sergen ne haber? Napıyorsun, iyi misin? Dedi ki, 'Başkan ne yapayım, evdeyim. Dışarıda kar var, kıpırdayamıyorum bir yere..."

Dedim ona, Sergen sen benim başıma geleni bir bilsen, neler neler geldi başıma. Şu an çok perişan durumdayım, dedim..."

Sergen beni de sever, 'Hayırdır başkan ne oldu? Ne lazım' dedi bana. Sergen dedim, Altur'un (Albayrak'ın şirketi) önünde kara saplandım kaldım..."

Dedim ki antrenmana geçerken gel bana yardım et, beni kurtar. Buradan Florya'ya birlikte gidelim. Sergen tabi biraz şaşırdı sonra dedi ki..."

Başkan ben çıkamıyorum zaten. Karla kaplı her yer, evden çıkmam zor' dedi. Dedim vallahi anlamam, a burda soğukta seni bekliyorum' dedim ona..."

Sonra bi' baktım, Sergen yarım saat filan geçti geldi. Yav dedim, sen gelene kadar ben kardan kurtuldum ama iyi oldu beraber gideriz tesislere dedim..."

Florya'ya bir gittik, Lucescu gördü. Yüzü güldü tabi. Sonra Lucescu'nun odasına geçtik, dedim ki aha getirdim Sergen'i, taktiği vermek sana kalmış..."

O dönem öyleydi. Biz elimizden geleni yapıyorduk, futbolcuları kadroya dahil etmeye çalışıyorduk. Zor işlerdi ama yapıyorduk."