22 Ocak 2012

Diğer futbol!

Sade, haddini bilen oyun anlayışıyla fanteziye kaçmadan, ilk maçtaki gibi savunmayı önde yapma macerasına girmeyip, rakip ataklarının pozisyonuna göre yerinde kuran, önde Cernat'ın organizatörlüğünde Mehmet ve Shelton ile rakibi bunaltan, bunun karşılığında birer penaltı ve serbest vuruşla skor üreten Karabükspor, 3 puanı almasını bildi . .

Ergun Ata

Yazara Mail Gönderergun.ata@fanatik.com.tr
//YAZARDETAY/AltText

Bu yazıyı beğendiniz mi?

47    10



Haftayı bu sezon ilk kez Play-Off potasında tamamlayan Trabzonspor, ilk yarıda genel olarak oyunu kontrol eden taraf olsa da, Mehmet’in bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi ve gücüyle ürettiği pozisyonlardan, Tolga’nın yerinde müdahaleleriyle kurtuldu. Ama bu yarıda, Fırat Aydınus’un daha önce benzerlerine orta alanda faul bile çalmadığı bir pozisyonda hükmettiği penaltı kararıyla soyunma odasına golü yiyerek gitti.

İkinci yarıya yine etkili başlayan ev sahibi ekibe Mehmet’le yakaladığı pozisyonda ‘Dur’ diyen Tolga’nın, ardından klasına yakışmayan hatasıyla fark ikiye çıkınca Trabzonspor, son 35 dakikayı risk alarak oynadı. Ofsayttaki Henrique’nin pasıyla, maçın başından beri Jahiç ve Muhammet’in nöbetleşe markajından bir kez kurtulabilen Burak yine golünü atsa da, bu gol takımının puan almasına yetmedi.

Buraya kadar futbolu konuştuk ama dünkü maça futbolun içinde olmayan, olmaması gereken şeyler damgasını vurdu. Biber gazı, futbolcu sağlığını tehdit eden kartopu yağmuru gibi ..
Aydınus ve arkadaşları, eski skorbord’un bulunduğu kale arkasında, polisin kendi aralarındaki kavgayı biber gazıyla ayırabildiği, taraftar ve futbol sever sıfatını asla hak etmeyecek grup tarafından, Burak başta olmak üzere konuk ekip futbolcularının kar topuyla adeta dövülmesine seyirci kaldılar ve bunun maç sonuna kadar sürmesine zemin hazırladılar. Bu durum maçın başında kendini yere bıraktığı pozisyonda sarı kartı görmediği için, ikinci denemesinde amacına ulaşan Shelton’un penaltı almasına, ofsayttaki Henrique’yi kaçırıp Karabükspor’un gol yemesine neden olmaları kadar vahim bir hataydı.