ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

Reçeteler belli ama!

Cem Can, 'futbol terörü nasıl biter?' sorusunu cevaplıyor... Milyar dolarlık 'stadyum yenileme' planlarına kalkışan federasyonun, birkaç milyon dolara çabucak tamamlanabilecek 'biletlerin isme satılması' uygulamasından ısrarla kaçınması aymazlıktır.

  • - A
  • + A
Reçeteler belli ama!

Şiddete karşı mücadele etmekte, engellerin başında yer alan konu uyarlamacılık ve keyfiliğin temelindeki motif, varolan yapıdaki güçlerin iktidar ve müdahale alanlarını kaybetme korkularıdır. Çoğu gelişmelerin içerikten yoksun ve yalnızca bir vitrin düzenlemesinden ibaret olmasının başlıca nedeni budur!

Futbol Federasyonları sayısız konuda topluma iyi ambalajlanmış, süslü ama içi boş paketler sunmuştur! Bir şeyi yaparken gönülsüz davranmak, bir işi erbabına değil, yağcılara vermek hem korkunç zaman kayıplarına hem de her yerde kendini gösteren kalitesizliğe yol açmıştır... Avrupa Antrenörlük Sertifikasyonu “Jira Project”i federasyona bizim duyurmamızdan sonra sözde harekete geçip, Malta, Lüksemburg gibi ülkeler hemen birkaç yıl içinde düzenlemelerini tamamlamasına rağmen Türkiye’nin bir antrenman düzenlemesini bile yıllar yılı yapamayıp, projenin sürünmesinin
nedeni de budur.

Avrupa Kulüp Sertifikasyonu’nun hazırlıklarının alabildiğine gecikip, uygulamaya geçme ve kulüplerden gerekli standartları isteme sürelerinin durmadan 3- 5 yıl ötelenmesinin nedeni de futbol çevrelerini gücendirmemek, küçüklü büyüklü geleneksel futbol iktidarlarını sarsmamaktır...

Şiddetle mücadele yasasının, kendisinden daha üstteki Avrupa sözleşmesini ve koyduğu mücadele standartlarını dikkate almaksızın hazırlanma nedeni de varolan yapılanmanın fazla rahatsız edilmemesidir...

Doğrudan futbola ilişkin gecikmeler, (3. ligdeki yaş sınırlaması gibi temel insan haklarına açık bir saldırı niteliğindeki çağdışılık hariç) yetersiz uygulamalar yalnızca futbol kalitesini düşürür ancak şiddetin önlenmesi konusundaki ihmal, kasıtlı gecikme, yetersiz emek, vizyonsuzluk vs. asla zararsız değildir. Gecikilen her gün, her dakika hayatidir. Çünkü şiddet kurban arar ve bulur. İnsanın yaşam kalitelerinin düşmesi, futbol kalitesinin düşmesinden çok daha vahimdir...

Yani, işleyişi, o işleyiş içerisindeki ilişkileri ve iktidar yapılarını değiştirmeyi göze almadan hiçbir değişim sağlayamazsınız! Değişime futbolseverler kolay uyum sağlarlar, siz yönetenlerden haber verin!

Amerika örneğiyle olmaz!
Bir futbol ve medya büyüğümüz “Verin bana İstanbul Valiliğini, bir haftada şiddeti bitireyim” demişti... Hiçbir derli toplu, çağdaş kalitede birikimi olmadığı besbelli olan büyüğümüz, inandığı yöntemin ipucunu da vermişti: “Amerika’da gördüm, polis orada Allah yarattı demeden dövüyor!”

Futbol şiddeti ile mücadele, özellikle bu yolun tersine yürümekle mümkündür!

Aslolan, futbolsever dostu stadyum ve futbol atmosferini yaratmaktır! Kendini kontrol edemeyen, aşırılıkları taktik bir üstünlük gibi kullanmaya kalkan kişi ve grupların futbol dünyasında istenmediğinin ve bu dünyaya ait olmadıklarının açıkça ifade edilmesidir.

Yalnızca büyük fiziksel şiddete değil, sözel, psikolojik vs. her türlü şiddete karşı sıfır tolerans ile hareket edilmelidir. Futbolsever dostu stadyum, şiddete yatkın taraftarı kendi şiddetinden bile zarar görmekten koruyan stadyumdur...

- Şiddetin önlenmesinde en büyük rolün polise yüklenmesi de büyük bir haksızlıktır. Polisten önce yapılması gereken işler yapılmalı. Öncelikle “endüstriyel” değil, “sportif kültür” güvenceye alınmalıdır. Federasyonların onyıllarca neredeyse bütün prestiji ve çalışma odağını en üst lige vermesi, ligden düşme gerilimlerinin kolayca şiddete dönüşmesine, psikolojik kirlenmelere yol açmıştır. Tüm ligler değerli olmalı, bu değerlilik duygusu tüm toplum tarafından hissedilmelidir!

Biletler isme satılmalı
- Bilet ve taraftar politikaları değiştirilmelidir. Milyar dolarlık “stadyum yenileme” planlarına kalkışan federasyonun, birkaç milyon dolara çabucak tamamlanabilecek “biletlerin isme satılması” uygulamasından ısrarla kaçınması aymazlıktır. “İsme satılan bilet” uygulamasını delerler” argümanı geçersizdir, saçma bir bahanedir.

- İsme yazılı bilet uygulamasının yanı sıra kapı girişleri de kesin bir kontrol altında tutulmalı, önceden belirlenen sayıdan bir fazla seyirci stadyuma girememelidir!

- Seyirci “mutlaka” kendi koltuğunda oturmalı, tribündeki öbeklenmeler birçok yönden şiddet ve risk odağı olduğu için kulüpler ceza görmelidir! Hiçbir taraftar üzüm salkımı gibi bir oluşum içerisinde kalarak birey olma özelliğini yitirmemelidir!

- Federasyon tarafından İngiltere’deki Football Licensing Authority örneği özerk bir kurum oluşturulmalı, bu kurum stadyumları (fiziki yapı ve uygulamalar bakımından) lisansa bağlamalı, eksikleri somut olarak tespit edip, düzeltilmesini-giderilmesini takvime bağlamalı, maç sırasında ve boş stadyumda denetimler yapmalı, Bu kurumun yaratacağı yegane risk yönetimlerin iktidarlarını paylaşması ve düzenin gerçekten değişmesidir.

- Federasyon ve kulüpler, taraftar-futbolsevere hizmet verme duygusu kazanmalıdır. Çağdaş stadyum yönetimi, her izleyicinin huzurla ve çevreden hiçbir ekstra stres yükü ile karşılaşmadan, güvenlik ve keyif içinde maç izleme hakkını garanti etmektir!

- Hem federasyonun hem de kulüplerin süresiz taraftar kampanyaları düzenlemeleri gereklidir. Bu konudaki boşluk son derece büyüktür.

Yönetenler güven kaybetmemeli
- Futbol tüm ülkenin toplam ürünüdür. Bu bakımdan hem federasyonun, hem de kulüplerin sosyal alanla çok daha yoğun bir iletişim içinde olmaları, şeffaflaşmaları, eleştiriden ve sorgulanmaktan rahatsız olmadan, yorulmadan karşılık vermeleri zorunludur, çağdaş futbolun gereği budur, futbol bir avuç insanın kendi aralarında yürütebilecekleri bir iş değildir. Aksi takdirde yönetimlerin güvenilirlikleri ortadan kalkar ve futbolseverin isyan etmesini tetikleyecek söylenti ve inançlar engellenemez!

- Bütün bunlar yoluna konulduktan sonra polisin futbol içindeki varlığı büyük ölçüde teknik uygulamalara dayanacaktır. İngiltere’deki NCİS benzeri, yalnızca sorun çıkartan taraftarları değil, taraftar gruplarının yapısını, motivasyonlarını, büyüklüğünü, şiddete başvurma düzey ve biçimlerini inceleyen; çıkan olayların nedenlerini, yerlerini, zamanlarını, olaylardaki insani veya maddi hasarların boyut ve biçimlerini kaydeden; öncelikli görevi, toplanan strateji oluşturmak, yönlendirme ve denetim olan bir polis departmanı oluşturulmalıdır...





1 YORUM
  • adilkiz 19.03.2010 10:28:07
    1

    Yöneticiler ortamı geren birinci unsur.Başkanların kavga ettiği ortamda taraftara örnek olacak ne kalıyor?Gs'ye verilmeyen saha kapatma cezası çifte standart, dostluk ve fairplay adına mı?Takım kayırma adaleti bozar.Adaletsizlik de dostluğu.

9. Hafta

2017/2018 Sezonu Süper Lig

20 Ekim 2017 Cuma

  • Antalyaspor
    2- 1
    Kasımpaşa
  • Göztepe
    3- 3
    Aytemiz Alanyaspor

21 Ekim 2017 Cumartesi

  • Osmanlıspor FK
    3- 0
    K. Karabük
  • Akhisar Bld.
    3- 3
    Gençlerbirliği
  • Evkur Yeni Malatyaspor
    1- 0
    Trabzonspor

22 Ekim 2017 Pazar

  • Demir Grup Sivasspor
    0- 0
    Bursaspor
  • Kayserispor
    2- 1
    T.Konyaspor
  • Galatasaray
    0- 0
    Fenerbahçe

23 Ekim 2017 Pazartesi

  • Beşiktaş
      -  
    Medipol Başakşehir
GENİŞLET Süper Lig Detaylı Fikstür »
O P
1 Galatasaray 8 22
2 Göztepe 9 17
3 Teleset Mob. Akhisarspor 9 17
4 Kayserispor 9 17
GENİŞLET
5 Medipol Başakşehir 8 16
6 Fenerbahçe 8 14
7 Beşiktaş 8 14
8 Bursaspor 9 13
9 Demir Grup Sivasspor 9 13
10 Aytemiz Alanyaspor 9 11
11 Evkur Yeni Malatyaspor 9 11
12 Antalyaspor 9 9
13 Trabzonspor 9 9
14 Kasımpaşa 9 8
15 Kardemir Karabükspor 9 8
16 Gençlerbirliği 9 8
17 Atiker Konyaspor 9 7
18 Osmanlıspor FK 9 7
Süper Lig Detaylı Fikstür »